Gazeteci ve siyaset bilimci Ahmet Taner Kışlalı'nın 27 yıl önce katledilmeden önceki konuşmaları gün yüzüne çıktı. Kışlalı, konuşmalarında Türkiye'nin geleceğine dair önemli uyarılarda bulunmuştu.
DTCF ve ADD Zonguldak ile Bolu şubelerinde yaptığı konuşmalarda Kışlalı, demokrasinin temel şartının güçler ayrılığı ve dengesi olduğunu vurguladı. Kışlalı, "Gücün gücü dengelemediği yerde tek bir güç egemen demektir. Tek bir gücün egemenliği altında da ancak o gücün istekleri doğrultusunda insanlar düşünme, hareket etme özgürlüğüne sahip demektir." ifadelerini kullandı.
Kışlalı, Türkiye'deki eğitim sistemindeki değişimlere dikkat çekerek, laik okullarda okuyanların sayısının 3 katına çıkarken, imam hatiplerde okuyan çocukların sayısının 14 katına çıkmasının "Atatürk'ün Türkiye'si olmadığı" anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı'ndan Milli Eğitim Bakanlığı'na kadar birçok kadronun Atatürk'e düşman olarak görülen kişilerce doldurulduğunu öne sürdü. Kışlalı, işçi, memur ve gençlerin anayasa zoruyla siyasetin dışında tutulduğu bir yapının da Atatürk'ün cumhuriyeti olamayacağını ifade etti. Kışlalı, "Artık önemli olan Atatürk’ün cumhuriyetini korumak değildir. Atatürk’ün cumhuriyetini yeniden kurmaktır" diyerek mevcut duruma dair bir çıkış yolu önerdi.
1939 Tokat Zile doğumlu olan Ahmet Taner Kışlalı, Kabataş Erkek Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Paris Üniversitesi'nde "Modern Türkiye'de Siyasi Güçler" üzerine doktorasını tamamladı. İzmir Milletvekilliği ve Kültür Bakanlığı görevlerinde de bulundu.
Kışlalı, 28 Ocak 1996'da gazetedeki köşesinde Uğur Mumcu'nun ardından "Niçin Uğur Mumcu?" sorusunu sormuştu. Kışlalı, Mumcu'nun Kemalizmin simgesi olduğunu belirterek, "Türkiye'yi etnik kökenlere göre parçalamak isteyenlerin önündeki en büyük engel kemalizm. Bir din devleti kurmak isteyenlerin önündeki en büyük engel kemalizm." değerlendirmesini yapmıştı.
Yaşamı boyunca Kemalizm ve demokrasinin önemini anlatan Kışlalı, 13 Mayıs 1999'da Akit gazetesinin hedef göstermesi üzerine 21 Ekim 1999'da arabasına konulan bombayla katledildi.