Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Gaziantep etabı, şehrin gastronomi alanındaki zenginliğini ön plana çıkardı. Anadolu ve Mezopotamya'nın kesişim noktasında binlerce yıldır gelişen Gaziantep mutfağı; kendine özgü baharatları, et ve sebze yemekleri, baklavası, geleneksel pişirme yöntemleri ve nesilden nesile aktarılan ustalıkla festivalin gastronomi programının merkezinde yer aldı.
2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında dahil edilen Gaziantep'te, geleneksel esnaf lokantaları, tarihi kahvehaneler, baklavacılar ve yöresel yemek restoranlarını kapsayan 73 lezzet noktası belirlendi. Alanında uzman şefler ve gastronomi profesyonelleri, bu mekanları ziyaret ederek şehrin otantik lezzetlerini deneyimledi.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi programı Şef Doğa Çitçi ve MasterChef jüri üyesi Şef Mehmet Yalçınkaya'nın ev sahipliğinde gerçekleşti. Michelin Rehberi Tavsiye Listesi'nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken, Şef Umut Karakuş, Şef Ömür Akkor, Şef Erşan Yılmaz ve Michelin Bib Gourmand ödüllü Şef Tamer Özkan gibi isimler programın konukları arasındaydı. Şef Selen Mağzalcıoğlu, Şef Şafak Erten, Şef Harun Raşit Dönmez, Şef Celal Gürkan Yılmaz, yazar Hilal Kayış Sungur, gıda ve yemek kültürü araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl ve Şef Gökhan Ali Çamkerten de programa katılanlar arasındaydı.
Şefler ve gastronomi uzmanlarının katılımıyla düzenlenen programda, Gaziantep mutfağının yalnızca kebap, lahmacun ve baklavadan ibaret olmadığı; kazan yemekleri, dolmalar, çorbalar ve yöresel hamur işlerini içeren geniş bir yelpazeye sahip olduğu vurgulandı. Beyran, yuvalama, şiveydiz, alinazik, ekşili ufak köfte, kuru dolma, katmer ve Antep baklavası gibi lezzetler üzerinden Gaziantep'in mutfak kültürü ele alınırken, geleneksel tariflerin hazırlanmasındaki ustalık ve yerel ürünlerin önemi aktarıldı.
Gaziantep'in Lezzet Çeşitliliği Vurgulandı
GastroAntep Kültür Yolu Festivali'nin ev sahiplerinden Şef Mehmet Yalçınkaya, Gaziantep'in günün her saatinde farklı lezzetlerin tadılabileceği özel bir gastronomi şehri olduğunu belirtti. Yalçınkaya, Gaziantep mutfağının çeşitliliğine dikkat çekerek, “Gaziantep’e sadece üç lezzet önermek gerçekten haksızlık olur.” ifadesini kullandı. Şehrin kahvaltıdan akşam yemeğine uzanan zengin bir yemek kültürüne sahip olduğunu dile getirdi.
Ziyaretçilere öğle saatlerinde yuvalama, analı kızlı ve kuru dolma; akşam yemeklerinde ise alinazik ve çeşitli kebapları öneren Yalçınkaya, baklava ve katmerin de Gaziantep deneyiminin ayrılmaz parçaları olduğunu ekledi. Yalçınkaya, Gaziantep mutfağını diğerlerinden ayıran özelliklerin Mezopotamya coğrafyası, tarihi ticaret yolları ve baharat kullanımıyla şekillendiğini anlattı. Güneşten yararlanılarak hazırlanan salçalar, kurutulmuş biberler, patlıcanlar, kabaklar ve diğer yöresel ürünlerin mutfağın karakterini oluşturduğunu belirten Yalçınkaya, evlerde hazırlanan geleneksel yemeklerin restoranlarda sunulabilmesinin de şehrin önemli özelliklerinden biri olduğunu vurguladı. Lezzet Noktası Projesi sayesinde daha az bilinen yöresel ürünlerin ve işletmelerin de görünürlük kazandığını belirten Yalçınkaya, gastronomi rotalarının şehir keşfinde rehberlik ettiğini ifade etti. Gaziantep'ten Adana, Mersin, Diyarbakır ve Mardin'e uzanan rotaların görünürlük kazandığını dile getiren Yalçınkaya, projeye desteklerinden ötürü Kültür ve Turizm Bakanlığına ve TGA'ya teşekkür etti.
Gaziantep Mutfağının Derinliği Anlatıldı
Festivalin diğer ev sahibi Şef Doğa Çitçi, Gaziantep mutfağının binlerce yıllık tarihsel birikimden beslendiğini ve kentin farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin bir yemek kültürüne sahip olduğunu söyledi. İpek Yolu üzerindeki konumu, Doğu Akdeniz'e açılan kapısı ve Mezopotamya'nın verimli topraklarında yetişen ürünlerin mutfağın oluşumunda rol oynadığını ifade eden Çitçi, “Gaziantep sadece baklava, lahmacun ve kebaptan ibaret bir şehir değil. Bunun yanında çok özellikli, çok güzel, çok lezzetli kazan yemekleri var.” dedi. Yuvalama, akıtmalı ufak köfte, yoğurtlu patates ve damat dolması gibi yöresel tariflerin şehrin özgün lezzetleri arasında bulunduğunu belirtti. Damat dolmasının, kayınvalidelerin damatları için hazırlayıp gönderdiği, tariflerle yaşatılan aile geleneklerinin bir örneği olduğunu anlattı.