Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli sağlık personelinin, cerrahi yoğun bakım ünitesinin kapatılması üzerine farklı birimlere görevlendirildiği iddia edildi. Şubat ayının son haftasında, hemşire yetersizliği gerekçesiyle süresiz kapatılacağı bildirilen ünitede çalışan personelin görüşü alınmadan farklı birimlere dağıtıldığı ve bazılarının kısa süreli görevlendirmelerle çeşitli ünitelerde çalıştığı öne sürüldü.
Ünitenin kapatılmasının kamuoyuna yansımasının ardından, kapatma gerekçesinin aslında “tadilat” olduğu ve tadilata başlandığı bilgisi ortaya çıktı. Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, hastanedeki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, hemşire yetersizliğinin temelinde uzun süredir devam eden yönetimsel sorunlar ve kötü çalışma koşullarının bulunduğunu belirtti. Hemşirelerin bir kısmının birimler arasındaki adaletsizlikler, kayırmacılık, personel dağılımındaki sorunlar, çalışma koşullarındaki yetersizlikler ve mesleki değer görmeme hissiyatı nedeniyle kurumdan ayrıldığı ifade edildi. Bu nedenlerle yeni hemşirelerin de kuruma gelmek konusunda isteksiz olduğu aktarıldı.
Tadilatın tamamlanmasının ardından Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinin yeniden açılacağı bildirilmişti. Ancak daha sonra bu karardan vazgeçilerek İnme Yoğun Bakım Ünitesinin ekibiyle birlikte Cerrahi Yoğun Bakım alanına taşınacağı ve bu alanın Cerrahi Yoğun Bakım olarak değil, İnme Yoğun Bakım olarak kullanılacağı bilgisi paylaşıldı. Cerrahi Yoğun Bakım 3. düzey ve 10 yataklı iken, İnme Yoğun Bakım 2. düzey ve 9 yataklı bir ünite olarak hizmet vermektedir. Bu durum, iki ünitenin hizmet niteliği ve tescil düzeyi açısından farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Cerrahi Yoğun Bakımın deneyimli sağlık emekçileri, görevlendirmelerini geçici bir uygulama olarak değerlendirmiş ve tadilat tamamlandığında kendi birimlerine döneceklerini düşünmüşlerdir. Ancak Haziran ayından bu yana İnme Yoğun Bakım alanında herhangi bir tadilat başlamamış ve ünite kapalı kalmaya devam etmiştir. Mesleki tecrübelerin dikkate alınmadığı kurumda, sağlık emekçilerinin karar alma süreçlerine dahil edilmediği ve eleştiri getiren çalışanların baskıya maruz bırakıldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı'na, liyakatsiz yöneticilerin sağlık emekçileri üzerindeki baskısına son vermesi çağrısında bulunuldu.