Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan ortak savunma anlaşması, bölgesel ve küresel düzeyde yankı bulmaya devam ediyor. Üç ülke, ittifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını belirtse de, İsrail basını anlaşmanın Orta Doğu'daki stratejik dengeyi değiştirebileceği yönünde değerlendirmeler yapıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekaî, Tahran'ın "Mekke İttifakı" olarak adlandırılan bu oluşumdan endişe duyması için bir neden olmadığını ifade etti. Ancak İsrail'in Jerusalem Post gazetesi, anlaşmanın İsrail'e karşı bir hamle olduğu iddialarını gündeme taşıdı.
Jerusalem Post'un analizinde, Suudi Arabistan'ın ittifaka katılımı özellikle eleştirildi. Gazetede yer alan haberde, Riyad'ın bu savunma anlaşmasında yer almasının, İsrail ile devam eden normalleşme sürecini olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü. İsrailli bir yetkili ise konuya ilişkin olarak, Suudi Arabistan'a yönelik kapıların tamamen kapatılmaması gerektiğini savundu. Yetkilinin altını çizdiği üzere, İsrail'in çıkarı, Suudi Arabistan'ı daha geniş bir normalleşme planına dahil etmekten geçiyor; bu plan ılımlı Arap devletlerini de kapsayabilir.
İsrailli yetkili, Washington'ın da bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiği uyarısında bulundu. Uzun süredir ABD'nin ortağı olan Suudi Arabistan'ın, Ankara ve İslamabad'dan ek güvenlik garantileri talep etmesinin dikkat çekici olduğunu belirten yetkili, bunun Amerikan korumasına olan güvenin azaldığına işaret edebileceğini söyledi.
İsrail Tarım Bakanı Avi Dichter da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Dichter, İsrail'in yeni ittifak karşısında tetikte olması gerektiğini vurguladı. Bakan, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'den oluşan ittifakın İsrail için oldukça sorunlu olduğunu belirtti. Mısır'ın da ittifaka katılabileceği ihtimaline değinen Dichter, Pakistan'ın nükleer güce sahip bir ülke olması nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.