🇺🇸 USD 47,51₺ ▲0.16%
🇪🇺 EUR 54,81₺ ▲0.13%
🥇 ALTIN 6.181₺ ▼1.29%
BTC 3,02M₺ ▲0.72%
02 Ağustos 2026, Pazar |
Sağlık

Yeşilay Başkanı Dinç: Dijital Sarmaldan Kurtaracak Altın Kuralı Açıkladı

Yeşilay Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, çocukların dijital bağımlılık sarmalından kurtarılması için ebeveynlerin sıkça düştüğü hatalara dikkat çekti. Ekranların 'duygu düzenleyici' olarak kullanılmasının yaygın bir hata olduğunu belirten Dinç, asıl mücadelenin cihazı elinden almakla bitmediğini, boşluğun gerçek yaşam deneyimleri ve aile içi ilişkilerle doldurulması gerektiğini vurguladı.

İmza: Keşfet Haber Sağlık Servisi Yayın: 👁 23,365
Yeşilay Başkanı Dinç: Dijital Sarmaldan Kurtaracak Altın Kuralı Açıkladı

Yeşilay Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, çocukların dijital bağımlılık sarmalından kurtarılması için ebeveynlerin sıkça düştüğü hatalara dikkat çekti. Dinç, ekranların çocukları susturmak için bir 'duygu düzenleyici' olarak kullanılmasının en yaygın hata olduğunu belirtti. Gerçek mücadelenin cihazı çocuğun elinden almakla bitmediğini vurgulayan Dinç, bu boşluğun yaşa uygun sorumluluklar ve aile içi ilişkilerle doldurulması gerektiğini ifade etti.

Dinç, akıllı telefonlar ve sosyal medyanın, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını dönüştürdüğünü söyledi. Teknolojinin kendisinin değil, kullanım biçiminin sorun olduğunu belirten Dinç, çocukların teknolojiyle büyümesi yerine hayatı teknoloji üzerinden yaşamaya başlamasının dönüşümü tetiklediğini dile getirdi. Bu dönüşümün zaman, ödül sistemi, karşılaştırma ve erken maruziyet gibi kanallardan işlediğini anlattı. Ekranda geçen her saatin uykudan, oyundan, hareketten, arkadaşlıktan ve aile sohbetinden çalındığını belirtti. Çocukluk döneminin koşarak, düşüp kalkarak, dokunarak ve gerçek ilişkiler kurarak öğrenildiğini, ekranın ise beş duyunun eksik kaldığı bir öğrenme ortamı sunduğunu ifade etti.

Kısa videolar ve bildirimlerin beynin hızlı ödül beklentisini uyardığını, dikkat süresini kısalttığını ve bekleyebilme kapasitesini zayıflattığını kaydeden Dinç, sosyal medyanın çocuğa sürekli 'başkalarının en iyi hâli'nden oluşan bir akış sunduğunu ve kendini bu akışla kıyaslayan çocuğun kendilik değerinin sarsıldığını söyledi. Ayrıca, çocukların çocukluklarını yaşamadan yetişkinlerin dünyasına erken maruz kaldığını belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 10-19 yaş grubundaki her 7 çocuktan birinin ruh sağlığı sorunu yaşadığını aktaran Dinç, 2024'te yayımlanan bir meta-analizin de problemli sosyal medya kullanımının depresyon, kaygı, yalnızlık hissi ve yaşam doyumunda azalmayla ilişkili olduğunu gösterdiğini ifade etti. Dijital ekosistemin doğrudan bir sağlık belirleyeni hâline geldiğini ve bu ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Çocukların psikolojik zorlanmasını tek bir sebebe bağlamanın doğru olmadığını belirten Dinç, asıl sorulması gerekenin 'Çocuğun hayatında ne eksildi?' sorusu olduğunu dile getirdi. Nitelikli zaman, oyun, hareket, doğayla temas, sorumluluk ve akran ilişkisinin eksikliğine dikkat çekti. Çocukların imkânları artarken yalnızlıklarının da arttığını söyledi. Dijitalleşmenin bu tabloyla ilişkisi olduğunu ancak teknolojiyi tek başına suçlamanın kolaycılık olacağını belirtti. Asıl sorunun ekranın bir araç olmaktan çıkıp hayatın yerine geçmesi olduğunu, 'Boşluğa bağımlılık girer' sözleriyle özetledi. Çocuğun hayatında anlamlı ilişkiler ve işler varsa ekranın merkezi ele geçiremeyeceğini, boşluk büyüdükçe ekranın o boşluğu doldurarak kendine mal ettiğini ifade etti. Bu nedenle çözümün yalnızca telefonu elinden almak değil, geriye kalan boşluğu neyle dolduracağının asıl mesele olduğunu söyledi.

Ailelerin en yaygın hatalarından birinin ekranı çocuğu susturan bir yardımcı gibi kullanmak olduğunu belirten Dinç, her sıkıldığında, üzüldüğünde ya da ağladığında karşılarına ekran çıkan çocuğun kendi duygusuyla baş etmeyi öğrenemeyeceğini, ekranın bir duygu düzenleyiciye dönüştüğünü ve bunun asıl risk olduğunu ifade etti. İkinci yanılgının meseleyi tamamen süreye indirgemek olduğunu, 'Kaç saat kullandı?' sorusunun önemli ama tek başına yeterli olmadığını belirtti. Ailelere ekranın çocuğun uykusunu, arkadaşlıklarını, sorumluluklarını ve neşesini nasıl etkilediğini sormalarını önerdi. Sınırı bir ceza-ödül sistemine dönüştürmenin, ekranı çocuğun gözünde bir mükâfata çevireceğini ve farkında olmadan değerini artıracağını söyledi. Sınırın pazarlık konusu olarak değil, hayatın doğal bir kuralı olarak konulması gerektiğini vurguladı. İçeriği ve yalnızlığı gözden kaçırmanın da bir diğer hata olduğunu, çocuğun izlediği içeriğin yaşına uygun olması, oyunların pedagojik ilkelerle hazırlanması ve çocuğun ekran karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Belki de en önemlisinin, çocukların söyleneni değil, gördüğünü öğrenmesi olduğunu, yemek masasında telefonuna bakan bir ebeveynin çocuğundan ekran sınırına uymasını beklemesinin tutarsız olduğunu ifade etti.

İlgili Haberler

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
47,5055₺ ▲0.16%
🇪🇺 EUR
54,8058₺ ▲0.13%
🇬🇧 GBP
64,0519₺ ▲0.38%

Hava Durumu

26.1°C
Parçalı bulutlu
Hissedilen
26°
Min/Max
22°/29°
Nem
64%

♈ Günün Burçları

02 Ağustos 2026