ABD'de ADP özel sektör istihdamı temmuz ayında 44 bin kişi artış göstererek beklentilerin altında kaldı. Aynı dönemde tarım dışı istihdamda ise 23 bin kişilik bir azalış kaydedildi. Bu veriler, ABD iş gücü piyasasının ivme kaybettiğine dair endişeleri artırdı.
İstihdam verilerinin ardından ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı beklentileri azaldı. Eylül veya ekim aylarında faiz artırımı ihtimali belirgin şekilde düşerken, aralık toplantısında faiz artırımı olasılığı yüzde 85 olarak fiyatlandı. Ancak, Fed Başkanı Kevin Warsh'un enflasyonun yüksek seyretmesi durumunda eylül toplantısında faiz artırımına gidebilecekleri yönündeki açıklamaları ve diğer Fed yetkililerinin para politikasına ilişkin sıkılaştırıcı mesajları, belirsizliğin devam etmesine neden oldu.
Bu gelişmelerle birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 7 baz puan düşerek yüzde 4,65'e geriledi. Dolar endeksi ise yüzde 0,3'lük bir düşüşle 99,5 seviyesine indi. Tahvil faizlerindeki ve dolardaki düşüş, özellikle değerli metaller başta olmak üzere dolar üzerinden fiyatlanan emtiaları destekledi.
28 Haftanın Zirvesi Görüldü
Altın ve gümüş gibi değerli metaller, haftayı son 28 haftanın en güçlü performanslarından biriyle tamamladı. Ons altın haftayı 4 bin 341 dolar seviyesinde kapatırken, gram altın 6 bin 660 TL'nin üzerine çıktı. Gümüşteki yükseliş ise daha dikkat çekiciydi. Ons gümüş 63,56 dolara ulaşırken, gram gümüş son kapanışta yüzde 4'e yakın bir artışla 97,57 TL seviyesine ulaştı.
Hafta başında Orta Doğu'daki gerilimin azalmasıyla enflasyonist endişelerin hafiflemesi değerli metallerdeki yükselişi destekledi. ABD'den gelen zayıf istihdam verileri, gerileyen tahvil faizleri ve Fed'in para politikasına ilişkin beklentilerdeki değişimler de fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Fed'in para politikasında daha sınırlı bir sıkılaşmaya gideceği beklentisi ve bankanın güvenilirliğine yönelik tartışmalar, değerli metallere olan talebi artırdı.
Gümüş, değerli metal özelliğinin yanı sıra zayıflayan doların etkisi ve genel olarak değerli metallere yönelik artan alımlarla altından daha güçlü bir performans sergiledi. Bu gelişmeler sonucunda, değerli metallerde ons bazında gümüş yüzde 10,2, paladyum yüzde 8, altın yüzde 7,4 ve platin yüzde 6,2 oranında artış gösterdi.
Baz Metallerde Endişeler ve Talep Görünümü
Baz metallerde zayıflayan dolar ve bakır arzına ilişkin endişeler fiyatları desteklerken, Çin ve Avrupa'dan gelen imalat sanayi verileri talep görünümünü etkiledi. Avro Bölgesi'nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) temmuz ayında 51,9 puana yükselerek son 4,5 yılın en hızlı artışını kaydetti. Ekonomik aktivitedeki bu hızlanma, sanayi metallerine olan talebi destekledi. Ancak, Çin'de imalat sanayi PMI'ının 50,9 ile beklentilerin altında kalması, dünyanın en büyük metal tüketicisi olan bu ülkedeki ekonomik büyümeye dair soru işaretlerini artırarak fiyatlardaki yükselişi sınırladı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin bakır ve kobalt konsantresi ihracatını yasaklama kararı, bakır arzına yönelik endişeleri artırdı. ABD'nin olası ithalat tarifeleri öncesinde bakırın ABD'deki depolara yönelmesi, diğer piyasalardaki kullanılabilir arzı azalttı. Londra Metal Borsası'ndaki bakır stokları şubat ortasından bu yana en düşük seviyeye inerken, kısa vadeli arz sıkışıklığına işaret eden nakit bakır fiyatı ile üç aylık vadeli kontrat arasındaki prim farkı arttı. Nikel fiyatları ise Endonezya'daki bir madencilik şirketine ek üretim kotası verilmesi haberleriyle arzın artacağı beklentisini güçlendirmesiyle geriledi.
Haftayı tezgah üstü piyasada tamamlanan baz metallerde, libre bazında fiyatlar alüminyumda yüzde 2,8, çinkoda yüzde 1,8, bakırda yüzde 1,3 ve kurşunda yüzde 0,5 artış gösterirken, nikelde yüzde 1,7'lik bir gerileme yaşandı.
Petrol Fiyatlarında Diplomasinin Etkisi
Petrol fiyatlarında, ABD ile İran arasında yeni bir anlaşmaya varılabileceğine dair beklentiler, üretici ülkelerin arz politikaları ve ABD stoklarındaki artış etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yürütülen müzakerelerin olumlu ilerlediğini ve yakın zamanda bir anlaşma sağlanabileceğini belirtmesi, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azalttı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın, ABD ile 14 Haziran'da varılan mutabakatın uygulanmasını desteklediklerini ifade etmesi, diplomatik çözüm beklentilerini güçlendirdi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun eylül ayı için üretim kotasını günlük yaklaşık 188 bin varil artırma kararı da fiyatları baskıladı. ABD'de ticari ham petrol stokları, 31 Temmuz'da sona eren haftada 1,2 milyon varillik düşüş beklentisinin aksine 2,5 milyon varil artarak 407 milyon varile ulaştı. Bu durum, talebe ilişkin endişeleri güçlendirdi.
Doğal gazda ise yüksek üretim, sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerinden gelen talebin azalması ve daha serin hava tahminleri fiyatlar üzerinde etkili oldu. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre, doğal gaz stokları 33 milyar fit küp artarak 3 trilyon 117 milyar fit küpe ulaştı.