ABD Enerji Bakanlığı'nın ön verilerine göre, temmuz ayında Suudi Arabistan'dan ABD'ye yapılan ham petrol sevkiyatı tamamen durdu. Bu durum, Washington'un Suudi petrolü ithalatının 1985'ten bu yana ilk kez bir ay boyunca sıfır seviyesine gerilemesine neden oldu.
Orta Doğu'da yaşanan gerilimler ve ABD ile İran arasındaki çatışmaların bu gelişmede etkili olduğu belirtiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle Körfez'den petrol sevkiyatında yaşanan aksaklıklar, Amerikan rafinerilerini farklı tedarik kaynaklarına yönlendirdi. Yılın başında ABD rafinerileri günlük 800 bin varilin üzerinde Suudi ham petrolü ithal ederken, bu rakam temmuz ayında sıfıra indi.
Yaşanan gelişmelerin ardından ABD'li enerji şirketleri de tedarik stratejilerini gözden geçirdi. Phillips 66 şirketi, Orta Doğu petrolüne olan bağımlılığını toplam tedarikinin yüzde 1'inin altına düşürdüğünü bildirdi. Şirket, bu açığın önemli bir kısmını ABD'de üretilen hafif ham petrol ile kapattığını açıkladı.
Suudi petrolündeki düşüşü telafi eden önemli kaynaklardan biri ise Venezuela oldu. ABD'nin Venezuela'dan ham petrol ithalatı, yılın başındaki günlük 100 bin varil seviyesinden yaklaşık 600 bin varile yükseldi. Bu durum, Venezuela'yı ABD'nin petrol tedarikinde önemli bir alternatif haline getirdi.
Ancak uzmanlar, temmuz ayındaki bu tablonun kalıcı olmayabileceği konusunda uyarıyor. Enerji veri şirketlerinin tahminlerine göre, ağustos ayında Suudi Arabistan'dan ABD'ye günlük yaklaşık 300 bin varillik petrol sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Bu gelişmeyle birlikte, iki ülke arasındaki petrol ticaretinin son yıllardaki ortalama seviyelerine dönmesi öngörülüyor.