Suriye'deki gelişmeler ve bölgedeki güç dengeleri, Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin artmasına neden oluyor. Ahmad Ramadan'ın Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığına ilişkin değerlendirmeleri, bu rekabetin boyutlarını gözler önüne seriyor. Ramadan'a göre, İsrail, Suriye'de güçlü bir düzenli ordu istemiyor ve bu durum, Türkiye'nin bölgedeki stratejik çıkarlarıyla örtüşmüyor.
Türkiye, doğrudan bir çatışmadan kaçınmakla birlikte, Suriye'de yeni oyun kurallarının dayatılmasına karşı çıkıyor. Ülkenin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda, Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması süreci yakından takip ediliyor. Diplomatik ve bölgesel araçlar, bu süreçte masada yer alıyor.
Türkiye, istikrarlı bir Suriye'den yana tavır alırken, bölgedeki stratejik enstrümanları da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyor. Bu durum, İsrail'in bölgedeki hedefleriyle çelişiyor ve iki ülke arasındaki rekabetin derinleşmesine yol açıyor.
Suriye Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel aktörlerin de bu denkleme dahil olması, jeopolitik dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye'nin bölgedeki politikaları, İsrail'in güvenlik endişeleriyle sürekli bir gerilim hattı oluşturuyor.