İngiliz sanatının 'devi' ve 'gerçek ikonu' olarak tanımlanan ünlü ressam David Hockney, 88 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının ölümü, sanat dünyasında büyük üzüntüye neden oldu.
Başbakan Keir Starmer, Hockney'nin ölüm haberini almaktan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, sanatçıyı Birleşik Krallık'ın en önemli ve etkili sanatçılarından biri olarak nitelendirdi. Tate Britain galerisi direktörü Alex Farquharson ise Hockney'yi 'son derece önemli bir figür' ve 'dünyaya özgün bir bakış açısına sahip, sonsuz derecede yaratıcı bir sanatçı' olarak tanımladı.
Yedi onyıllık kariyeri boyunca Hockney, memleketi Yorkshire'ın manzaraları, Los Angeles'ın güneşli havuz resimleri ve iPad ile yaptığı portreler gibi canlı ve yenilikçi eserleriyle tanındı. Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, sanatçının canlı ve anında tanınabilen eserlerinin nesiller boyu sanatçıları etkilediği belirtildi.
Farquharson, Hockney'yi hem işlerinde hem de yaşamında 'tamamen ve cesurca kendisi' olan biri olarak hatırladığını söyledi. Sanatçının 'bakmanın, diğerlerinin fark edemediği şeyleri görmenin neşesini öğrettiğini' belirten Farquharson, onun kayboluşunun sanat dünyası için büyük bir kayıp olduğunu ve Hockney'nin eserlerinin yeniden icatla karakterize edildiğini vurguladı. Hockney'nin 'olağanüstü yeteneği, sanat ve hayata olan sevgisi ve derin, alışılmadık içgörüleri' övgüyle söz eden Farquharson, eserlerinin kültür üzerindeki etkisinin sanat dünyasının çok ötesine geçtiğini ekledi.
Paris'teki Pompidou Centre, Hockney'yi 'çağdaş sanatın tartışmasız en büyük figürlerinden biri' olarak tanımladı ve geride bıraktığı eserlerin 'göz kamaştırıcı, canlı ve sonsuz' kaldığını belirtti.
Sanatçının temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, David Hockney'nin 11 Haziran 2026'da 89. yaş gününe bir ay kala evinde huzur içinde vefat ettiği duyuruldu. Açıklamada, Hockney'nin 'hayata olan coşkusunu, üstün mizah anlayışını, muazzam cömertliğini ve imza ifadesiyle özetlenen araştırmacı merakını' yansıtan kalıcı bir miras bıraktığı ifade edildi. Tate, gelecek yıl için planlanan iki proje üzerinde Hockney'nin ekibiyle çalışmaya devam edeceğini belirtti. Bu projelerden biri Tate Britain'da yedi onyıllık eserlerini kapsayan büyük bir sergi, diğeri ise Tate Modern'in Turbine Hall bölümünde opera setleri için yaptığı tasarımları hayata geçirecek multimedya bir enstalasyon olacak. Tate, 2017 yılındaki Hockney sergisinin Tate Britain tarihinin en çok ziyaret edilen sergisi olduğunu kaydetti.
West Yorkshire Belediye Başkanı Tracy Brabin, Hockney'yi 'Yorkshire'ın en iyilerinden biri' olarak nitelendirdi. Brabin, 'Sanat dünyasını sonsuza dek değiştiren bir Bradford çocuğu. Ancak kelimeler David'i tam olarak anlatmaya yetmez. Onun öncü, canlı renklerle sahneye çıkan eserleri modern sanatın gidişatını değiştirdi ve gelecek nesillere ilham vermeye devam edecek' dedi.
Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan ise sanatçıyı 'eserlerini asla yenilemekten vazgeçmeyen, İngiliz sanatının gerçek bir ikonu ve devrimcisi' olarak tanımladı. Khan, 'değişen mevsimlerin canlı tablolarının, doğa dünyamızın güzelliğini ve kırılganlığını görmesine yardımcı olduğunu ve neden korunması gerektiğini' söyledi.
Antiques Roadshow sanat uzmanı Frances Christie, Hockney'nin sanatının geniş bir kitleye hitap ettiğini belirtti. Christie, sanatçının 'gerçekten sıradan konuları resmettiğini, ister Yorkshire, ister Grand Canyon, ister Kaliforniya, ister Normandiya'da olsun, çevresindeki manzaraları ve insanları resmettiğini' söyledi. Christie ayrıca Hockney'nin 'renk ustası' olduğunu ve 'cesur dinamik renk kombinasyonları kullanmaktan korkmadığını, en önemlisi resimlerinde bir enerji olduğunu' ekledi. Christie, sanatçının eserlerinin sıklıkla neşeli olduğunu, ancak aynı zamanda çok farklı duygular uyandırabildiğini de sözlerine ekledi.
Sanat tarihçisi Richard Morris de yaptığı açıklamada, Hockney'nin 'ciddi resmin zahmetsiz görünmesini sağlamasının büyük bir başarı olduğunu' belirtti. Morris, sanatçının 'savaş sonrası herhangi bir sanatçı tarafından gerçekleştirilen vizyon, uzay ve temsil üzerine en sürdürülebilir araştırmalardan birini sürdürdüğünü' ve 'İngiliz sanatının bir devini kaybettiğini' ifade etti.
Hockney, sanat eğitimini Bradford Sanat Okulu'nda aldıktan sonra Kraliyet Sanat Koleji'nde eğitimine devam etti ve altın madalya ile mezun oldu. Kolejin başkanı ve rektörü Profesör Christoph Lindner, 'sınırsız merakını' övdü.