Berlin'de yaşayan 57 yaşındaki Rosa'nın (kimliği gizli tutulmuştur), ailesinin anti-faşist kökenlere sahip olduğuna dair inancı, büyük dedesinin Nazi Partisi üyesi olduğunun ortaya çıkmasıyla sarsıldı. Die Zeit gazetesinin eski Nazi Partisi üyelerine ait milyonlarca belgeyi dijital ortama aktarmasıyla, Rosa'nın aile geçmişini araştırma süreci yeni bir boyut kazandı.
Doğu Almanya'da büyüyen Rosa, çocukluğunda ülkenin resmi anlatısının, Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin anti-faşist bir geçmişe sahip olduğu ve 'kötülüklerin' Batı'dan geldiği yönünde olduğunu belirtti. Bu anlatı, Sovyet kurtarıcı askerler ve SSCB'nin 'ağabey' rolü üzerine kurulu bir tarih anlayışını pekiştiriyordu.
Ancak Rosa, okul yıllarında bir Yahudi heyetinin ziyareti sırasında, kendisinin 'fail'lerin çocukları grubuna ait olduğunu fark etti. Bu farkındalık, onun aile tarihine dair derinlemesine bir araştırma başlatmasına neden oldu. Yıllar süren arşiv çalışmaları ve akrabalarıyla yapılan görüşmeler sonucunda, büyükannesinin erkek kardeşinin bombardıman pilotu olarak görev yaptığı ve büyükannesinin babasının da Nazileri destekleyen bir görevli olduğu bilgisine ulaşıldı.
Rosa'nın asıl şoku, 'Otto' adını verdiği başka bir büyük dedesinin Nazi Partisi'ne 1933 yılında, yani Nazilerin iktidara geldiği yıl katıldığını öğrenmesiyle yaşandı. Bu bilgi, Die Zeit tarafından erişime açılan milyonlarca üyelik kaydının bulunduğu dijital veri tabanı sayesinde kesinleşti. Bu veri tabanı, geçmişte Alman Federal Arşivleri'ne başvurmayı gerektiren süreci hızlandırmış durumda.
Tarihçi J.S.'a göre, insanların ölmüş olsalar bile aile üyelerine karşı bir sadakat hissetmeleri ve bu konunun uzun süre tabu olmasının, Nazi üyeliği konusundaki sessizliği açıklayabileceğini belirtti. Rosa ve benzeri birçok kişi, aile geçmişlerindeki bu karanlık bilgileri ortaya çıkardıklarında eleştiri veya utançtan kaçınmak amacıyla kimliklerini gizli tutmayı tercih ediyor.