Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay'da düzenlenen 'Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler' panelinin kapanış oturumunun ardından yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Bakan Kurum, şehirlerin artık sadece büyüklükleriyle değil, afetlere ne kadar hazır olduğu ve insanlarına ne kadar güvenli bir gelecek sunduğuyla ölçüldüğünü belirtti. İklim meselesinin artık sadece uzmanların değil, herkesin konusu olduğunu vurgulayan Kurum, iklim değişikliğinin hayatlara doğrudan dokunduğu anda daha fazla konuşulduğunu ifade etti.
Kurum, sel, yangın, toprak kayması gibi afetler yaşandığında veya su/gıda krizi kapıdayken iklim meselesinin somut bir gerçekliğe dönüştüğünü söyledi. COP31'de meseleyi insanların gerçek ihtiyaçları üzerinden konuştuklarını, paylaşımlarda en çok 'insan', 'toplum' ve 'yaşam' kelimelerinin kullanıldığını aktardı.
'İNSANIN HAYATINA DOKUNAN BİR MESELE'
Bakan Kurum, 'Demek ki herkes için mesele, hayatı, güvenliği, geleceği ve yaşamı hep birlikte korumaktır. İşte bizim COP31 yolculuğunda dirençli şehirleri merkeze almamızın sebebi de tam olarak budur çünkü bugün şehir, enerjisiyle, suyuyla, altyapısıyla, ulaşımıyla, atık yönetimiyle, yeşil alanlarıyla ve en önemlisi de orada insanına verdiği güven duygusuyla güçlüdür. Bu yüzden biz de COP31'de meseleyi insanların gerçek ihtiyaçları üzerinden konuşuyoruz çünkü iklim değişikliğiyle mücadele artık sadece bir çevre politikası değil, insanın hayatına dokunan, aynı zamanda hayatını koruyan bir meseledir.' dedi.
'BU ANLAYIŞI 6 ŞUBATTAN SONRA SAHADA SINADIK'
İnsanların deprem riski ve iklim krizi gibi iki önemli gerçekle yaşadığını belirten Kurum, deprem direncini ve iklim değişikliğine uyumu iki ayrı hedef olarak görmediklerini, bunları dirençli bir şehrin birbirini tamamlayan iki temel unsuru olarak değerlendirdiklerini söyledi. Hatay'daki COP31 bölgesel etkinliğinin de bu anlayışın bir parçası olduğunu kaydetti.
Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından 'Anadolu Çınarı Modeli' ile 11 ilde hayatı ayağa kaldırdıklarını dile getirerek, bu modelin afet sonrası barınmayı piyasanın insafına bırakmadığını belirtti. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 2 yılda dünyada eşi benzeri olmayan bir başarı hikayesini yazdığını ve milletinin elinden tuttuğunu vurguladı.
'HATAY DEKLARASYONUNA HEP BİRLİKTE İMZA ATTIK'
Bakan Kurum, tüm bakanlarla insanlık ve şehirler adına tarihi bir ana imza attıklarını belirterek, 'Hatay deklarasyonuna hep birlikte imza attık. Politikadan uygulamaya, iyileşmeden dönüşüme ve küresel taahhütlerden yerel eyleme geçeceğimizi tüm insanlığa beyan ettik.' diye konuştu. İklime dirençli şehirler ve kentsel dönüşümü ilerletme, çok düzeyli yönetişimi güçlendirme, yerel yönetimleri yetkilendirme kararı aldıklarını bildirdi. Dirençli ve sürdürülebilir şehirler için finansmanı artıracaklarını, kentsel enerji dönüşümünü ve düşük karbonlu kalkınmayı hızlandıracaklarını, doğaya dayalı çözümleri ve insan merkezli yaklaşımları teşvik edeceklerini sözlerine ekledi.