Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kritik ham maddelerin artık yalnızca birer emtia olmadığını, stratejik varlıklar olduğunu ve enerji dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Bakan Bolat, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu'nun açılışının ardından, her yıl yayımlanan Kritik Hammaddelere İlişkin İhracat Kısıtlamaları Envanteri'nin 2026 yılı tanıtım programına katıldı.
Programda konuşan Bolat, yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma teknolojilerinden yüksek katma değerli sanayi üretimine kadar tüm değer zincirlerinin bu materyallere güvenli erişime bağlı olduğunu vurguladı. Bu erişimin giderek daha belirsiz hale geldiğini ifade eden Bolat, OECD bulgularına göre kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamalarının 2009 yılından bu yana 5 kat arttığını söyledi. 2022-2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin yaklaşık yüzde 16'sının ihracat kısıtlamalarından etkilendiğini, bazı minerallerde bu oranın daha da yüksek olduğunu belirtti. Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık yüzde 70'inin, grafit ihracatının neredeyse yarısının ve nadir toprak elementlerinin yüzde 45'inin etkilendiğini kaydetti.
Kullanılan önlemlerin türünde de değişim görüldüğünü belirten Bolat, ihracat vergileri ve lisans zorunluluklarının halen yaygın araçlar olduğunu ancak daha kısıtlayıcı önlemlerin giderek arttığını ifade etti. Bu kısıtlamaların küresel arzı daralttığını, fiyat oynaklığını artırdığını ve tedarik zinciri dayanıklılığını zayıflattığını dile getirdi. Türkiye olarak açık ve kurallara dayalı ticarete büyük önem verdiklerini belirten Bolat, kritik ham maddeler konusunda dengeli yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğuna inandıklarını söyledi. Türk ekonomisinin hem ithalat hem ihracat yoluyla dış ticaretten desteklendiğini ve mineraller dahil toplam mal ve hizmet ticaret hacminin 820 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Bakan Bolat, dünyanın siyasi, askeri ve ticaret teşkilatlarının büyük sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, OECD'nin uluslararası politikaları belirleme ve koordinasyonu sağlamada artan bir role sahip olduğunu belirtti. Yeşil ve dijital ekonomiye geçiş için kritik madenlere büyük ihtiyaç olduğunu, yenilenebilir enerji, ileri teknolojiler ve yapay zeka gibi alanlarda kritik madenlerin rolünün arttığını vurguladı. Ülkelerin son iki yılda kritik madenler ihracatında giderek daha fazla engel çıkardıklarını gördüklerini, milli menfaatleri korurken komşu ve dünya ülkelerinin ekonomilerine zarar verecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi.