ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat tarihinde başlayan çatışmaları sona erdirmek amacıyla İran ile resmi bir mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. 14 maddeden oluşan bu Mutabakat Zaptı (MoU), nükleer program görüşmeleri için bir zemin oluşturmayı hedeflemektedir.
Yeni mutabakat metni, içerik ve kapsam açısından çeşitli eleştirilere maruz kalmaktadır. Özellikle İran'ın nükleer silah programı, ekonomik yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı üzerindeki erişim hakları konusundaki belirsizlikler tartışılmaktadır. Mevcut metin, 2015 yılında imzalanan ve Trump tarafından iptal edilen Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) ile kıyaslanmaktadır.
Silahlanma kapasitesi konusunda yeni metinde, İran'ın nükleer silah geliştirme niyetini reddettiği belirtilmektedir. Ancak, JCPOA dönemindeki teknik kısıtlamaların aksine, yeni belgede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imhasına dair somut bir mekanizma tanımlanmamıştır. Ayrıca, İran'ın balistik füze kapasitesine ilişkin herhangi bir kısıtlama metne dahil edilmemiştir.
Ekonomik boyutta ise, 2015 yılındaki anlaşmadan farklı olarak yeni süreçte doğrudan bir ödeme planı öngörülmemektedir. İran ekonomisi, savaş öncesinde uygulanan ağır yaptırımlar ve petrol ihracatına yönelik kısıtlamalar nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Mutabakatın, yaptırımların kaldırılması ve dondurulan varlıklara erişim konusunda nasıl bir yol izleyeceği ise henüz netlik kazanmamıştır.