Konya Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, 70 Meslek Komitesi'nin tamamıyla yapılan istişarelerde üyelerden alınan geri bildirimler ışığında reel sektörün mevcut durumunu değerlendirdi.
Öztürk, yaptığı konuşmada, “Üç yıldır uygulanan ekonomi programının başarısı, yalnızca enflasyon rakamlarının gerilemesiyle değil; tüccarımızın, sanayicimizin ve esnafımızın faaliyetlerini sürdürebilmesiyle birlikte değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye'deki odalar arasında bu ölçekte gerçekleştirilen ve tüm meslek komitelerini kapsayan böylesine geniş bir istişare zincirinin yalnızca KTO tarafından hayata geçirildiğini belirten Öztürk, bu çalışmanın Türkiye'de ilk ve tek olduğunu vurguladı. Yaklaşık 30 bin üyeyi davet ederek özel sektörün nabzını tuttuklarını ve sorunları ticaretin içindeki üyelerin tecrübeleriyle değerlendirdiklerini kaydetti.
Reel Sektör Nefes Almada Güçlük Çekiyor
Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları'nda farklı sektörlerden dile getirilen ortak görüşün, iş dünyasının zorlu bir dönemden geçtiği yönünde olduğunu vurgulayan Öztürk, özel sektörün nefes almakta zorlandığını belirtti. Dezenflasyon sürecinin öngörülenden uzun sürmesi, yüksek faizlerin kalıcı hale gelmesi ve kredi imkanlarının daralmasının işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Öztürk, birçok firmanın finansmana erişimde zorluk yaşadığını, krediye ulaşabilenlerin ise yüksek maliyetler nedeniyle tereddüt ettiğini söyledi. İşletme sermayesi ihtiyacının arttığı, vadelerin uzadığı ve tahsilatların zorlaştığı bir ortamda firmaların nakit akışlarını yönetmekte ciddi güçlükler yaşadığını kaydetti.
Enflasyonla Mücadele Sürdürülmeli, Reel Sektör Korunmalı
Üretim maliyetlerindeki yükselişe de dikkat çeken Öztürk, ham madde, ara malı ve işçilik giderlerindeki artışın, iç talepteki yavaşlamayla birlikte firmaların karlılığını ve yatırım gücünü zayıflattığını belirtti. Döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade eden Öztürk, mevcut şartların uzun süre devam etmesinin üretimin daralmasına, yatırımların ertelenmesine, ticaretin yavaşlamasına ve istihdamın zarar görmesine neden olabileceği uyarısında bulundu. Enflasyonla mücadelenin gerekliliğine inandıklarını ancak bu süreçte reel sektörün üretim kapasitesinin de korunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, hizmetler sektörü dahil olmak üzere bütün sektörlerde ticari hayatın devamlılığının sağlanmasının önem taşıdığını söyledi. Ekonominin bütün çarklarının birbirine bağlı olduğunu belirten Öztürk, bir sektörde yaşanan sıkıntının zincirleme etkiyle diğer sektörlere de yansıdığını, küçük bir işletmenin faaliyetindeki aksamanın bile ekonomik sistemin dişlilerini yavaşlattığını ifade etti. Ekonomiyi ayakta tutan reel sektör gücünü kaybettiğinde, fiyat istikrarının sağlanmasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.