İsveç parlamentosunda kabul edilen ve Avrupa ile Kuzey ülkelerinin en sert yabancılar yasası olarak nitelendirilen düzenleme, 7 Haziran'da yürürlüğe girecek. Yeni yasayla birlikte İsveç'in göçmen ve sığınmacılara yönelik politikalarında önemli bir değişikliğe gidiliyor.
Modern İsveç'in sosyal demokrasi temellerini atan Tage Erlander'in ülkeyi göçmenlere açma vizyonu ve Olof Palme'nin 1970'lerdeki 'hoşgörü, özgürlük ve vicdan' ilkeleriyle hareket ederek ülkeyi sığınmacılara barınak haline getirme çabaları geride kaldı. Günümüzde İsveç, daha sıkı göçmenlik politikaları benimsiyor.
Yürürlüğe girecek yeni yasayla, vatandaşlık başvuru süresi 5 yıldan 8 yıla çıkarıldı. Bu düzenlemeden yaklaşık 100 bin göçmen ve sığınmacının etkileneceği belirtiliyor. Vatandaşlık için başvuranların, bu 8 yıllık süreçte devlet yardımından yararlanmamaları ve yıllık brüt gelirlerinin en az 250 bin İsveç kronu olması şartı getirildi. Ayrıca, oturma izni başvurularında 'ahlaklı ve dürüst bir yaşam sürme' koşulu aranacak. Kamu kurumlarını yanıltma, sosyal yardım sistemini kötüye kullanma, ciddi borç yükü altında olma veya 'İsveç'in demokratik değerleriyle örtüşmeyen davranışlar sergileme' gibi durumlar, başvuruların reddedilmesi için yeterli sebep sayılacak.
Sığınmacılara doğrudan süresiz oturma izni verilmesi uygulamasına son verilirken, izinler belirli tarihlerde ve sığınmacının topluma uyumu değerlendirilerek uzatılacak. Sığınmacılar, haklarında karar verilinceye kadar kamplarda kalacak. Birleşmiş Milletler aracılığıyla ülkeye alınacak yıllık mülteci sayısı da 5 binden 900'e düşürüldü.
Aile birleşimlerinde akrabalık bağlarının kanıtlanamaması durumunda DNA testi zorunluluğu getirildi. Güvenlik polisi SÄPO tarafından yürütülecek güvenlik soruşturmalarıyla aile başvuruları desteklenecek. Oturma izni ve aile birleşimi başvurusu yapanların İsveç'teki ve geldikleri ülkelerdeki adli sicilleri, borçları ve icra kayıtları incelenecek. Yasa, öğretmenler, sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine, karşılaştıkları kaçak göçmenleri ihbar etme yükümlülüğü de getiriyor.
Yeni düzenlemelerle birlikte, 18 yaşını doldurmuş ve iş sahibi olmayan ya da eğitimine devam etmeyen göçmen gençler sınır dışı edilebilecek. Ağır suç işleyenlerin vatandaşlıklarının geri alınarak ülkelerine gönderilmeleri de gündemde.
İsveç'in 10.5 milyonluk nüfusunun yaklaşık 2.1 milyonunu yabancı kökenliler oluşturuyor. Demografik projeksiyonlara göre, 2065 yılında göçmen kökenli nüfusun yerli nüfusu geçmesi bekleniyor. Irkçı bir partinin dışarıdan desteğiyle iktidardaki sağ koalisyon tarafından çıkarılan bu yasa, göçmen hakları açısından önemli bir geri adım olarak değerlendiriliyor.