Yunan asker Nestor Bessios tarafından dile getirilen iddialar, Kıbrıs'taki siyasi dengeler ve ırkçı söylemler ekseninde tartışmalara yol açtı. Bessios, Yunan gazetelerine gönderdiği mektuplarda, görev yaptığı ELDYK bünyesindeki 2. Mekanize Piyade Taburu'nda eğitimler sırasında Türkleri hedef alan hakaret içerikli sloganların zorunlu kılındığını öne sürdü. Komuta kademesinin bu durumdan haberdar olmasına rağmen herhangi bir disiplin işlemi uygulamadığını savunan Bessios, bu yaklaşımın ordunun profesyonelliğine zarar verdiğini iddia etti.
Söz konusu iddiaların ardından Ulusal Birlik Partisi (UBP) kanadından sert tepkiler geldi. UBP Milletvekili Yasemin Öztürk, Rum-Yunan ikilisinin Türk düşmanlığı üzerinden hareket ettiğini belirterek, bu çabaların sonuçsuz kalacağını ifade etti. Öztürk, geçmişte Kıbrıslı Türklere yönelik uygulanan sistematik politikaların hatırlatılması gerektiğini vurguladı. Öztürk, "Geçmişte Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik yok etme politikası uygulayan Rum-Yunan ikilisinin, gelecekte de Türklere yönelik kin ve nefretlerinden vazgeçmeyeceğinin en büyük delili, Kıbrıs'taki Yunanistan'a ait askeri kışlada yapılanlardır." açıklamasında bulundu.
UBP Milletvekili Zorlu Töre ise bölgedeki askeri iş birliklerine dikkat çekerek, ırkçı söylemlerin bir devlet politikası haline getirilmeye çalışıldığını savundu. Güney Kıbrıs'tan Türk bayraklarına yönelik saldırı girişimlerine dair bilgiler aldıklarını dile getiren Töre, Türk karşıtlığının sistematik bir şekilde beslendiğini belirtti. Töre, mevcut durumun münferit bir olay olmadığını, aksine süreklilik arz eden bir Türk düşmanlığıyla karşı karşıya olunduğunu ifade etti.
Yunanistan ve GKRY yetkililerinin Nestor Bessios'un açıklamalarına karşı sessiz kaldığı gözlemlenirken, siyasi temsilciler teyakkuz halinde olunması gerektiği çağrısında bulundu. Bölgedeki askeri kışlalarda yaşananların, geçmişteki yaklaşımların bir yansıması olduğu görüşü hakim olmaya devam ediyor.