Amerika Birleşik Devletleri'nin Arizona eyaletinde yaşayan Boyce Luther Gulley, 1930'lu yıllarda tüberküloz teşhisi konulduktan sonra ailesinden ayrılarak yerleştiği çöl arazisinde, atık malzemeler kullanarak 18 odalı bir kale inşa etti. Gulley, yaklaşık 15 yıllık bir çalışmanın sonucunda topladığı çöl taşları, hurda tuğlalar ve araç parçalarını birleştirerek bu devasa yapıyı meydana getirdi. Yapı, ölümünün ardından kızına miras kaldı.
Mimarlık veya mühendislik eğitimi almamış olan Gulley tarafından inşa edilen yapı, Phoenix kentinin Güney Dağları eteklerinde yükseliyor. İnşa sürecinde telefon direkleri, demiryolu hurdaları ve eski araç parçaları gibi geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıldı. Kalede 18 oda, bir şapel, 13 şömine ve doğrudan taş işçiliğine entegre edilmiş mobilyalar bulunuyor. Arazi yapısını takip eden bu yapı, geri dönüştürülmüş malzemenin erken dönem mimarideki kullanımına örnek teşkil ediyor.
Babasının tüberküloz tedavisi için gittiği Arizona'da bu yapıyı inşa ettiğini 22 yaşında öğrenen Mary Lou Gulley, 1945 yılında annesiyle birlikte kaleye yerleşti. 1948 yılında LIFE dergisinde yayımlanan bir makale ile "Gizemli Kale" olarak adlandırılan mülk, kısa sürede ulusal çapta ilgi gören bir turizm merkezi haline geldi. Mary Lou Gulley, hayatının sonuna kadar kalede yaşayarak yapının korunması ve ziyaretçilere rehberlik edilmesi görevini 2010 yılındaki ölümüne kadar sürdürdü.
Mary Lou Gulley, vefat etmeden önce yapının korunması amacıyla bir vakıf kurdu. Günümüzde kale, kültürel mirasın korunması çalışmalarının odak noktası olmaya devam ediyor. Ulusal Tarihi Koruma Vakfı, halk sanatını ve geri dönüşüm prensiplerini birleştiren bu yapıyı "Amerika'nın En Tehlike Altındaki 11 Tarihi Mekanı" listesine dahil ederek koruma altına almıştır.