Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği adaylığı, Yunanistan'da önemli bir endişe kaynağı oluşturdu. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nun BM'deki kritik pozisyon için aday gösterilmesi, Atina yönetimini harekete geçirdi.
Yunanistan, 2024 yılında Feridun Sinirlioğlu'nun AGİT Genel Sekreterliği adaylığına destek vermişti. Ancak şimdi, Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği için aday göstermesi, Atina'da çıkarlarının doğrudan karşı karşıya geldiği bir durum olarak değerlendiriliyor ve bu durum kaygıyla karşılanıyor. Doğu Akdeniz'deki diplomatik gerilimlerin ardından gelen bu gelişme, Yunan basınında geniş yankı buldu.
Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından Ta Nea gazetesi, Atina'nın duyduğu kaygının temelinde iki ana neden olduğunu belirtti. Birincisi, Türkiye'nin bu adaylık için iki yıldır New York'ta hazırlık yapması. İkincisi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü yoğun dış politika temasları. Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile kurduğu temaslar, Atina tarafından "Sinirlioğlu için BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden onay alma çabası" olarak yorumlandı.
Huffington Post, Yunan hükümetinin içinde bulunduğu çelişkiye dikkat çekti. Atina'nın 2024'te AGİT Genel Sekreterliği için Sinirlioğlu'na oy vermesine rağmen, şimdi aynı ismin BM Genel Sekreterliği adaylığına hangi argümanlarla karşı çıkacağını açıklamakta zorlanacağı vurgulandı. Atina'daki asıl endişenin ise Fransa faktöründe düğümlendiği belirtiliyor. Ta Nea'daki analizde, Paris'in Ankara ile geliştirdiği diyaloğun ve Macron yönetiminin Sinirlioğlu'na destek vermesinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulacak "hesaplanamaz büyüklükte bir hediye" olacağı ifade edildi. Mevcut BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in görev süresi 31 Aralık 2026'da sona erecek.