Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 7 Ekim 2025'te ilan ettiği Gazze'deki ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik plan, bölgeyi diplomatik, siyasi ve askeri bir çıkmaza sürükledi. Trump, 13 Ekim 2025'te Mısır'ın Şarm El-Şeyh kentinde yaptığı açıklamada, ateşkesin ardından İsrailli rehinelerin ve Filistinli mahkumların serbest bırakıldığını belirterek, yeniden yapılanma sürecinin başlayacağını ve bunun en kolay kısım olacağını ifade etmişti.
Ancak Trump'ın iyimser açıklamalarının aksine, takip eden aylarda bölgede durum daha da karmaşıklaştı. Birleşmiş Milletler (BM), Trump'ın girişimiyle bir ay sonra 20 maddelik bir planı kabul etti. Bu plan, 1947'deki Filistin mandater topraklarının paylaşım planından bu yana alınan kararları büyük ölçüde geçersiz kıldı ve iki devletli çözümün temelini oluşturan önceki kararları yok saydı.
Detayları az olan 20 maddelik plan, çatışmanın kökenlerine ve geçmişine odaklanmak yerine, Gazze'yi 'radikalizasyonun önlendiği' ve 'halkın çıkarına yeniden düzenlenecek' bir bölge olarak tanımladı. Planın sondan bir önceki maddesinde ise Filistin devletinin kurulması ihtimalinden bahsedildi ancak devletin kurulacağı topraklar konusunda net bir ifade yer almadı.
Gazze'deki bu çıkmaz, Trump'ın ilgisinin azalmasıyla birlikte, öngörülen barış konseyi gibi kurumların da işlevsiz kalmasına neden oldu. Donald Trump'ın öncülük ettiği ve 19 Şubat'ta Washington'da düzenlenen Barış Konseyi toplantısı, eski başkanın seçim kampanyası müzikleriyle renklendirilmişti. Bu toplantıdan kısa bir süre sonra ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş, bölgedeki durumu daha da gerginleştirdi. Trump, bu savaş için henüz tatmin edici bir çözüm bulabilmiş değil.