Aile ve Yaş Danışmanı Şengül Hablemitoğlu, Türkiye'deki siyasetçilerin yaş ortalamasının yüksekliğine dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Hablemitoğlu, ülkeyi yöneten kuşağın 20. yüzyılın travmalarıyla şekillendiğini ancak 21. yüzyılın gerçeklerine uyum sağlamakta zorlandığını belirtti.
Yazısında, 'ayakları bile onları taşıyamazken ülkeyi nasıl taşıyacaklar?' sorusunu gündeme getiren Hablemitoğlu, geçmişi sıkça hatırlatan ancak günümüzü anlamakta güçlük çeken bir kuşağın hem yönetici hem de lider konumunda olduğunu ifade etti. Bu durumun, sosyal medya, yapay zeka ve iklim krizi gibi modern konulara ilişkin alınan kararların, bu kavramlara yabancı liderlerin elinde şekillenmesine yol açtığını vurguladı.
Hablemitoğlu, Türkiye'de 'son nefesini kürsüde vermek isteyen siyasetçiler kulübü' kurulması halinde üye sayısının Meclis'i geçebileceğini mizahi bir dille ifade etti. Bu kulübün rekabetçi yapısında gençlerin, kadınların veya farklı cinsiyet kimliklerinin yer almadığını belirtti. Mevcut düzende yeni fikirlerin ya susturulduğunu ya da vitrin mankeni gibi kullanıldığını, gerçek anlamda duyulmadığını savundu.
Demokrasinin nefesinin yalnızca yaşlı erkeklerin son nefeslerinden ibaret olmaması gerektiğini söyleyen Hablemitoğlu, çeşitliliğin bir tehdit, kapsayıcılığın ise bir lütuf gibi algılandığına dikkat çekti. Bu durumun, demokrasinin sağlıklı işlemesi önündeki engellerden biri olduğunu ima etti.