Sinema dünyası, bu hafta vizyona giren iki yeni yapımla gerilim türünün farklı yüzlerini izleyiciyle buluşturuyor. Chris Hansen'ın tartışmalı 'To Catch a Predator' programını merkeze alan Primetime ve DC evreninin sevilenanti-kahramanı Clayface'in hikayesini anlatan Clayface, farklı temalarıyla dikkat çekiyor.
Primetime, pedofilleri ifşa etme üzerine kurulu 'To Catch a Predator' programının yaratıcısı Chris Hansen'ın motivasyonlarını ve ahlaki gri alanlarını ele alıyor. Belgeselci Lance Oppenheim'ın ilk uzun metraj filmi olan yapım, Hansen'ın tehlikeli avlarını stüdyo evlere çektiği, sorguladığı ve tutukladığı gerilim dolu süreci gözler önüne seriyor. Programın 'primetime'a taşınmasıyla Hansen'ın kendi gösterisinin karanlık tarafıyla yüzleşmesi anlatılıyor. Filmde Robert Pattinson, Hansen'ın abartılı kişiliğini ve narsist yapısını başarıyla canlandırıyor. Skyler Gisondo'nun yem rolündeki performansı ve Meritt Wever'ın soğuk yapımcı portresi de öne çıkıyor. Yönetmen, Hansen'ın egosunu yakın planlarla vurgulayarak, gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bir anlatı sunuyor. Filmin estetik seçimleri ve renk paleti de hikayenin karanlık tonunu destekliyor.
Öte yandan, DC evrenininanti-kahramanlarından Clayface'in köken hikayesini anlatan film, Hollywood yıldızı Matt Hagen'ın mafya tarafından yüzünün tanınmaz hale getirilmesiyle başlayan dramatik dönüşümünü konu alıyor. Dr. Caitlin'in deneysel tedavisiyle şekil değiştiren bir canavara dönüşen Hagen'ın hikayesi, 'Body Horror' türünün başarılı bir örneği olarak sunuluyor. Mike Flanagan'ın senaryosunu yazdığı ve James Watkins'in yönettiği filmde Tom Rhys Harries, Naomie Acke, Max Minghel ve Eddie Marsan rol alıyor. Yapımın beden şekil değiştirme efektleri beğeni topluyor.
Her iki film de kendi türlerinde gerilimi farklı açılardan ele alırken, izleyiciye unutulmaz sinema deneyimleri vaat ediyor. 'Primetime', gerçek bir hikayeden yola çıkarak etik sorunları sorgularken, 'Clayface' süper kahraman mitolojisine farklı bir boyut katıyor.