Polonya'da iktidar ve muhalefet arasındaki siyasi gerilim, anayasa kriziyle birlikte artış gösterdi. Başbakan Donald Tusk, ülkedeki anayasal durumun Rusya ve Rusya yanlısı aktörler tarafından istismar edilmeye çalışıldığını iddia etti.
Tusk, Kaliningrad sınırında şüpheli bir provokasyon girişiminin engellendiğini öne sürerek, olası sabotaj ve silahlı provokasyon ihtimaline karşı sınır güvenliğinin artırıldığını duyurdu. Kabine toplantısında konuşan Tusk, Rusya'nın Polonya'daki iç krizi kullanarak istikrarsızlık yaratma çabasında olduğunu belirtti. Gece yarısından hemen sonra Polonya-Rusya sınırının kuzeyinde, el fenerleriyle hareket eden şüpheli kişilerin sınır muhafızlarınca rapor edildiğini söyledi.
Başbakan Tusk, yaptığı açıklamada, "Çok hızlı bir şekilde sahadaki uygun güçleri ve kaynakları seferber ettik ve eğer niyetleri buysa, her türlü provokasyon girişimini engellemeyi başardık. Elbette, bunu hiçbir zaman tamamen doğrulayamayacağız." ifadelerini kullandı. Bu gelişmelerin ardından Polonyalı yetkililer, olası Rus sabotajı veya silahlı provokasyon ihtimaline karşı Kaliningrad sınırına ek sınır muhafızları konuşlandırdı.
Öte yandan, ülkedeki anayasal kriz Başbakan Donald Tusk hükümeti ile Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasında siyasi bir çatışmaya dönüştü. Krizin merkezindeki Anayasa Mahkemesi, görevden alınan yetkililer olmadan toplandı ancak toplantının yeter sayısı yeni bir tartışma başlattı. Sekiz yargıcın katıldığı toplantıya, muhalefet ve Cumhurbaşkanı tarafından tanınmayan mahkemenin geçici başkanı Anna Piotrowska başkanlık etti. Görevden alınan Anayasa Mahkemesi Başkanı ise toplantının geçerli olabilmesi için en az 10 yargıcın katılımının gerektiğini savunarak, sekiz yargıçla yapılan toplantının hukuken geçersiz olduğunu ileri sürdü. Polonya'da Anayasa Mahkemesi üzerinden başlayan yetki tartışması, hükümet ile Cumhurbaşkanlığı arasındaki gerilimi derinleştirirken, Rusya'ya yönelik provokasyon suçlamaları da ülkenin güvenlik gündemini hareketlendirdi.