Araştırmacılar, Amerika Birleşik Devletleri'nin en tehlikeli yanardağlarından biri olarak kabul edilen Mount Rainier (Rainier Dağı) ile ilgili yeni bir tehdit konusunda uyarıda bulundu. Bilim insanlarına göre, dağda meydana gelebilecek ani ve güçlü bir çamur akıntısı (lahar), toplam nüfusu 60.000'i aşan üç şehri dakikalar içinde etkileyebilir.
Patlama olmasa bile tehlikenin büyük olduğu belirtiliyor. Lahar, volkanik bir patlama yaşanmasa dahi yerleşim yerlerini yok edebilecek güçte, son derece hızlı hareket eden volkanik çamur akıntılarıdır. Bu akıntılar, suyun volkan yamaçlarındaki gevşek kaya, kül ve molozlarla karışmasıyla oluşur. Cascade Yanardağ Gözlemevi'nden eski jeofizikçi Andy Lockhart, heyelanlar, şiddetli yağmurlar, eriyen buzullar ve küçük depremlerin bile yanardağın bir bölümünü istikrarsızlaştırabileceğini ifade etti. Lockhart, Orting, Puyallup ve Sumner şehirlerinin, hiçbir ön uyarı olmaksızın meydana gelebilecek bu potansiyel felaketin doğrudan rotası üzerinde yer aldığı konusunda uyardı.
Seattle şehrine yaklaşık 96 kilometre uzaklıkta bulunan Rainier Dağı, üzerindeki devasa buzul örtüsü ve dengesiz volkanik kaya yapısı nedeniyle büyük çamur akıntıları için risk taşıyor. Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden volkanolog Lizeth Caballer García, lahar akıntıların hareket halindeyken yapı değiştiren karmaşık doğasına dikkat çekti. Tarihsel veriler de bu endişeyi destekler nitelikte. Binlerce yıl önce Rainier Dağı'nın bir bölümünün çökmesiyle oluşan bir laharın, yaklaşık 1,5 milyon olimpik yüzme havuzunu dolduracak boyutta moloz taşıdığı tahmin ediliyor.
ABD tarihindeki en ölümcül çamur akıntısı, 1980 yılında St. Helens Dağı patlamasında yaşandı. Yanardağın kuzey yamacının çökmesi ve aşırı ısınmış piroklastik akıntıların buzulları eritmesi sonucu oluşan lahar; 200'den fazla evi, 27 köprüyü ve yüzlerce kilometrelik yolu kullanılamaz hale getirdi. Washington eyaletindeki acil durum yetkilileri, kaçınılmaz olarak görülen bu felakete karşı bölge sakinlerini hazırlamak amacıyla geniş çaplı tahliye tatbikatları düzenliyor. Bilim insanları, Pasifik Kuzeybatı bölgesinde yeni bir felaketin yaşanmasının an meselesi olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında çamur akıntılarını yeniden canlandırarak bu akıntıların nasıl yayıldığını ve yoğunlaştığını bilgisayar modelleriyle tahmin etmeye çalışıyor. Ancak en büyük endişe, bu akıntıların hiçbir sismik veya volkanik uyarı vermeden, aniden tetiklenebilme ihtimali. İklim değişikliği de buzulları istikrarsızlaştırıp şiddetli fırtınaları artırarak bu tehlikeyi körüklüyor.