İstanbul Şişli'de 2016 yılında Mezdeke Dans Grubu üyesi A.K.'un silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada 10 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı. Cinayeti gerçekleştirdiği iddia edilen şüpheli ile azmettirdiği öne sürülen iki kişi yakalandı.
Olayın ardından uzun yıllar faili meçhul kalan dosya, özel bir ekip tarafından yeniden ele alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri, Adalet Bakanlığı bünyesindeki özel birimin çalışmaları doğrultusunda dosyayı tekrar incelemeye aldı. Mevcut deliller yeniden değerlendirildi ve yeni bulgular üzerinde çalışıldı.
Soruşturma sürecinde, A.K.'nin ablasının 2017'de verdiği ifadeye yeniden dönüldü. Ablanın, kardeşinin bazı akrabaları tarafından tehdit edildiğini belirttiği öğrenildi. Bu bilgi üzerine adı geçen şahısların HTS kayıtları incelendi. O dönemde yeterli delil bulunamamasına rağmen dosya üzerindeki çalışmalar sürdürüldü.
Olayla ilgili özel bir ekip kuruldu. Yaklaşık altı kişiden oluşan ekip, 4 bin saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü detaylı bir şekilde inceledi. Görüntülerde şapkalı bir kişinin dikkat çektiği ve ekiplerin bu kişinin kimliğini tespit etmek için kapsamlı çalışma yürüttüğü belirtildi. Olay günü Avcılar'dan metrobüse binen bir kişinin Mecidiyeköy'e geldiği, ardından Fulya'ya yürüdüğü ve cinayetle bağlantılı olabileceği değerlendirildi.
Polis ekipleri, İstanbulkart verilerini de inceleyerek yaklaşık 1700 kişi arasından şüpheliyi belirledi. Elde edilen bulgular doğrultusunda operasyon düzenlendi. Operasyonda, cinayeti işlediği iddia edilen kişi ile azmettirdiği düşünülen iki şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki ilk ifadesinde cinayeti işlediğini itiraf ettiği öğrenildi. Şüphelinin, cinayetin ardından silahı denize attığını belirttiği aktarıldı. Cinayetin neden işlendiğine dair sorulduğunda ise, 'Bizim ailemize dansöz yakışmaz. Ailemiz yıllarca bu nedenle zor durumda kaldı. Gururuma yediremedim' şeklinde ifade verdiği kaydedildi.
Şüphelinin ifadesinde, A.K.'u daha önce sahilde gördüğünü, mesleğini bırakmasını söylediğini ve aldığı tepkinin ardından durumu kişisel mesele haline getirdiğini anlattığı öğrenildi. Kanbur'un evini tespit ettiğini ve çevrede keşif yaptığını belirten şüpheli, cinayet günü kargocu kılığına girerek kapıyı açtırdığını, ardından silahla ateş ettiğini söyledi. Silahın Beşiktaş açıklarında denize atıldığı beyan edildi.
Soruşturma kapsamında yapılan teknik incelemelerde, cinayetle bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilerin telefonlarının olay öncesinde kapatıldığı ve ertesi gün öğle saatlerine kadar kullanılmadığının tespit edildiği belirtildi. Ayrıca şüphelilerin daha sonra kendi aralarındaki iletişime ilişkin bazı bulgulara ulaşıldığı ifade edildi. Soruşturmada aile içi husumet iddialarının yanı sıra olası arazi anlaşmazlıkları da araştırılıyor.