Basra Körfezi ile Umman Denizi'ni birbirine bağlayan stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası ticari gemi geçişlerinde dramatik bir düşüş yaşandı. Savaşın 100. gününe girildiği 7 Haziran itibarıyla, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği boğazda günlük gemi geçişleri büyük ölçüde kısıtlandı.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, 1-27 Şubat tarihleri arasında boğazdan günde ortalama 129 gemi geçerken, İngiltere Deniz Ticaret Örgütü'nün tarihsel ortalaması günde 138 gemi olarak kaydedilmişti. Ancak savaşın 100 günlük bilançosu, gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre yüzde 90'dan fazla gerilediğini gösteriyor.
Veri analitik şirketi Kpler'in analizine göre, 7 Haziran'a kadar geçen 100 günde Hürmüz Boğazı'ndan toplam 988 ticari gemi geçti. Bu rakam, ortalama olarak günde 10 gemiye denk geliyor. Normal şartlarda bu sayı, boğazdaki bir haftalık trafiğe karşılık geliyor. Geçiş yapan gemilerin önemli bir kısmının, yaptırım kapsamındaki veya 'gölge filo' olarak adlandırılan gemilerden oluştuğu belirtiliyor.
Savaşın başladığı 28 Şubat'ta 78 gemi geçiş yaparken, bu sayı 1 Mart'ta 30'a, 2 Mart'ta ise 13'e kadar düştü. Hatta bazı günlerde bu rakamın 2'ye kadar indiği görüldü. 7 Mayıs ise sadece bir geminin geçtiği günle, boğazdaki trafiğin en düşük olduğu zaman dilimi olarak kayıtlara geçti.
Savaşın 100 günlük döneminde boğazdan geçen gemilerin ana ticaret rotası Körfez üreticilerinden Asya ve Afrika'daki ülkelere yönelirken, Batı ülkeleriyle ticaretin neredeyse durduğu gözlemlendi. Geçen gemilerin 456'sını petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler oluşturdu. Bu dönemde LNG gemi geçişlerinde de büyük düşüş yaşandı; savaşın başlamasından bu yana sadece 18 LNG gemisi boğazı kullandı. Bu durum, Katar'daki LNG tesislerinde üretimin durmasıyla da ilişkilendirildi. Aynı dönemde 149 da LPG gemisi geçiş yaptı.