Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında aldığı kararla, Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına hükmetti.
Kararın ardından açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kişisel ikbal arayışlarının değil, milletin egemenlik senedi olduğunu belirtti. 38. Olağan Kurultay ile ilgili mahkeme kararının bir ayrışma vesilesi değil, kenetlenme fırsatı olması gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, günün kırgınlıkları bir kenara bırakıp, ciddiyet, sükûnet ve kucaklaşarak ayağa kalkma günü olduğunu ifade etti. Bu sürecin ortak akıl ile yönetileceğini ve şahsi ikballer yerine Türkiye'nin geleceğinin esas alınacağını söyledi.
Parti yönetiminin, önceki dönem genel başkanları, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, il ve ilçe başkanları ile tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, partiyi bu tartışmaların içinden çıkararak iktidar yürüyüşünü sürdüreceklerini dile getirdi. Herkesi sükûnete ve ortak akla davet eden Kılıçdaroğlu, "Biz bir aradayız" mesajını verdi.
Mahkemenin butlan kararının gerekçeleri arasında; delege iradesinin fesada uğratıldığı, para, iş, adaylık ve başka menfaat vaatlerinin belirleyici görüldüğü, oyların denetlendiği ve gizli iradenin zedelendiği, parti içi demokrasi ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği belirtildi. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunduğu ve sonradan yapılan olağanüstü kurultayların sakatlığı gidermediği sonucuna varıldı. Bu nedenle, 4-5 Kasım 2023 Kurultayı'nın mutlak butlanla sakat sayıldığı ve bu kurultaydan sonra yapılan diğer kurultayların da hukuki dayanağının kalmadığı ifade edildi. İlk derece mahkemesinin “dava konusuz kaldı” yaklaşımının isabetli bulunmadığı kararda yer aldı. Mahkeme, kurultay yapıldığı tarihten itibaren iptal edildiği için, 4-5 Kasım 2023 öncesi duruma dönülmesine ve Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemki parti organlarının göreve devam etmesine karar verdi.