Amerika Birleşik Devletleri, yedi haftadır devam eden ateşkesi test etmek amacıyla İran'ın güneyindeki füze fırlatma noktalarına ve mayın döşeme gemilerine yönelik operasyonlar düzenledi. Washington yönetimi, bu saldırıların ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti.
ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) tarafından yapılan açıklamada, donanma yüzbaşısı Tim Hawkins, güçlerini savunmaya devam ettiklerini ve devam eden ateşkes sırasında ihtiyatlı davrandıklarını ifade etti. Hawkins, operasyonun niteliğini 'savunmacı' olarak tanımladı.
İran'da, eski Devrim Muhafızları Komutanı Mohsen Rezaei'ye yakın olduğu düşünülen Tabnak internet sitesi, Amerikan saldırılarında hayatını kaybettiğini iddia ettiği dört Devrim Muhafızları askerinin kimliğini duyurdu. İran devlet televizyonu ise Hürmüz Boğazı'nda askeri limana ve çift kullanımlı havaalanına ev sahipliği yapan Bandar Abbas şehri çevresinde patlamalar yaşandığını bildirdi. İran resmi haber ajansı Mehr daha sonra yaptığı açıklamada, durumun 'tamamen kontrol altında' olduğunu ve halkın endişe etmesi için bir neden bulunmadığını belirtti.
Yedi haftalık ateşkes sırasında gerçekleşen ikinci büyük saldırı dalgası, İran parlamento başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf'ın Katar'a bir müzakereci heyeti liderlik etmesiyle aynı zamana denk geldi. Yerel medyada, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati'nin de heyette yer aldığı belirtildi.
Hemmati'nin katılımı, görüşmelerin dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına odaklanacağına dair spekülasyonları artırdı. ABD ile müzakere edilen anlaşmanın, Washington'ın İran'a ait ve İran dışındaki bankalarda tutulan bazı varlıkları, Katar'dakiler dahil olmak üzere serbest bırakmasını içereceği bildiriliyor.
ABD Başkanı Trump, milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığın Tahran'a sunulabileceği yönündeki haberler nedeniyle kendi partisinden bazı çevrelerden eleştirilerle karşılaştı. Kıdemli Cumhuriyetçiler, barış anlaşmasının detaylarının, Trump'ın 2015'te çekildiği Obama yönetiminin müzakere ettiği nükleer anlaşmaya çok benzediğini savundu.
Müzakere edilen mutabakat zaptının, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden ticari gemi trafiğini yeniden başlatmasını sağlayacağı, ancak nükleer konuları kapsamayacağı belirtildi. İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin ise herhangi bir anlaşmadan sonraki 30 ila 60 günlük bir süre zarfında gerçekleşeceği ifade edildi.
Trump, savaşta temel amacının İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumla nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu belirtmiş ve ilk anlaşmanın İran'ın stoklarını imha etme taahhüdünü içermesi yönünde artan bir baskı altında kalmıştı.
Pazartesi günü Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'da bulunan zenginleştirilmiş uranyumun, uluslararası bir nükleer kurumun denetiminde ülke içinde 'imha edilebileceğini' öne sürerek Tahran'a bir taviz vermiş gibi göründü. İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumu, Washington ve Tahran arasındaki çeşitli müzakere turlarında önemli bir çıkmaz noktası olmuştur.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı günü yaptığı açıklamada, İran'a yönelik son ABD saldırılarına rağmen bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'nın 'ya bir şekilde ya da başka bir şekilde' açılacağını söyledi. Rubio, 'Katar'da bugün bazı görüşmeler yapılıyordu, bu yüzden ilerleme kaydedip kaydedemeyeceğimizi göreceğiz. İlk belgedeki belirli dil hakkında çok fazla ileri geri konuşma olduğunu düşünüyorum,' dedi.
İran, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte birinin aktığı Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetiminin Umman ve İran arasında bir anlaşmaya varılacak bir konu olacağını ve 'seyir hizmetleri için ücret' alınabileceğini belirtmişti.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı uzun bir paylaşımda, İran ile görüşmelerin 'iyi gittiğini' ancak başarısız olmaları halinde yeni saldırılar olacağı uyarısında bulundu. 'Bu, herkes için harika bir anlaşma olacak, ya da hiç anlaşma olmayacak,' diye yazdı.
İran, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yol açacak mutabakat zaptına Lübnan'daki ateşkesin de dahil edilmesi gerektiğinde ısrar ediyor. Pazartesi günü İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran destekli Hizbullah milislerine yönelik saldırıları yoğunlaştıracağını söylemişti.