Londra merkezli düşünce kuruluşu OMFIF tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, küresel merkez bankalarının rezerv stratejilerinde köklü bir değişikliğe gittiğini ortaya koydu. Yapılan çalışma, birçok kurumun önümüzdeki on yıllık süreçte Amerikan doları ağırlığını azaltmayı planladığını gösteriyor. Küresel siyasi riskler ve Washington merkezli politika belirsizliklerinin dolar üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.
Yatırımcılar Alternatif Varlıklar ve Altına Yöneliyor
Araştırmaya katılan 90 farklı kurumsal yatırımcı, mevcut rezerv seviyelerinden memnuniyet duymadıklarını ifade etti. Kamu emeklilik fonları ve varlık fonlarının dahil olduğu ankette, altın rezervlerinin stratejik merkezde yer aldığı görüldü. Merkez bankalarının %82 gibi rekor bir oranı altın tutmaya devam ederken, katılımcıların %30'unun önümüzdeki iki yıl içinde altın yatırımlarını artırması bekleniyor.
Yapay Zeka ve Risk Yönetimi Ön Planda
Piyasa oynaklığının kalıcı bir unsur olarak kabul edildiği süreçte, merkez bankalarının yapay zeka araçlarına yöneldiği saptandı. Gelişmiş ülke bankalarının büyük bir kısmı, risk yönetimi ve veri analizi süreçlerinde algoritmik sistemlerin kullanımını artırmayı hedefliyor. Yapay zeka entegrasyonu konusunda merkez bankalarının %66'sından fazlası kullanım kapasitesini yükseltmeyi planlıyor.
Gelişmekte Olan Piyasalara İlgi Artıyor
Küresel fonların rotası, gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan piyasalara doğru kayıyor. Araştırma verilerine göre, küresel fonların %38'i gelişmekte olan ekonomilere ağırlık vermeyi planlarken, bu oran geçen yıl %27 seviyesindeydi. Ayrıca, kamu fonlarının altyapı ve gayrimenkul gibi fiziki varlıklara olan talebinin diğer varlık sınıflarını geride bıraktığı kaydedildi.