Kuzey Kore, devlet liderliğine yönelik olası bir suikast girişimine karşı yeni bir savunma mekanizmasını devreye soktu. Mart ayında kabul edilen ve kamuoyuna sızan yeni nükleer politika yasası, lider Kim Jong-un'un öldürülmesi durumunda nükleer saldırının 'otomatik ve anında' gerçekleşmesini öngörüyor.
Uzmanlar, bu kararın arkasında ABD ve İsrail'in İran'daki operasyonuyla öldürülen Ali Hamaney suikastının etkili olduğunu belirtiyor. Kendisini ve komuta zincirini koruma altına almak isteyen Kim, 'komuta ve kontrol sisteminin tehlikeye girmesi' halinde sistemin insiyatifi alarak misilleme yapmasını yasal güvenceye bağladı.
Nükleer tehdidin yanı sıra, Pyongyang yönetimi Güney Kore sınırına 60 kilometre menzilli yeni tip 155 mm'lik kundağı motorlu obüsler yerleştirmeye hazırlanıyor. Mühimmat fabrikalarını denetleyen Kim Jong-un, bu silahların Seul'ü doğrudan hedef alacağını ve kara operasyonlarında 'önemli avantajlar' sağlayacağını vurguladı.
Kuzey Kore, anayasal düzeyde de önemli bir değişikliğe imza attı. 70 yıllık 'barışçıl yeniden birleşme' hedefi anayasadan çıkarıldı. Güney Kore 'baş düşman' olarak tanımlanırken, yarımada artık savaş halindeki iki ayrı devlet olarak nitelendiriliyor. Yabancı medya tüketimine ağır cezalar getirilen ülkede, Ukrayna'da savaşırken teslim olmamak için kendini havaya uçuran askerler 'kahraman' ilan edildi.