1996 yılında kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, gece yarısı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla kapatıldı. Karar, üniversitenin ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim gören 24 bin öğrencisi ve 70 bin mezununu şok etti.
Üniversitenin kapatılmasına gerekçe olarak gösterilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesi, üniversitelerin kapatılmasına dair bir hüküm içermiyor. Bu madde, üniversitelerin kuruluş ve işleyişinden Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) sorumluluğunu ve ÜAK üyelerinin seçim süreçlerini düzenliyor. Anayasa'nın 131. maddesine göre ise üniversitelerin öğretimini planlama, düzenleme ve denetleme yetkisi Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) aittir. Cumhurbaşkanının üniversite kapatma yetkisi, anayasal düzenlemelere aykırı olduğu belirtiliyor.
YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı yazılı açıklamada, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair kararın Resmi Gazete'de yayımlandığını belirtti. Özvar, öğrencilerin mağduriyet yaşamaması ve eğitim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle alınacağını ifade etti. İdari ve akademik personele yönelik de mağduriyet yaşanmaması için işlemlerin yapılacağını kaydetti.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, 7 yıl önce Can Holding'e geçmişti. 2025 yılının Eylül ayında, şirkete yönelik 'kara para aklama, suç örgütü kurma, dolandırıcılık' gibi iddialarla yapılan operasyonun ardından üniversite Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmişti. Devir sonrası YÖK Başkanı Özvar, üniversitenin kapatılmayacağını ve eğitimin sorunsuz süreceğini belirtmişti. Ancak bu açıklamanın üzerinden 8 ay geçmeden üniversite kapatıldı.
Üniversitenin kapatılmasıyla birlikte öğrencilerin durumu belirsizliğe sürüklendi. Öğrencilerin, bölümleri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde (MSGSÜ) bulunuyorsa oraya geçiş yapabileceği belirtildi. Mühendislik gibi bölümlerin MSGSÜ'de bulunmaması nedeniyle öğrencilerin vakıf veya devlet üniversitelerine geçiş haklarının olduğu ifade edildi. İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki eğitim ve ders geçme notlarının geçerli olacağı ve yatay geçiş haklarını kullanabilecekleri aktarıldı. Notları ve YKS yerleştirme puanı tutanların, YÖK aracılığıyla diğer üniversitelere yatay geçiş için başvurabilecekleri bildirildi. 2026-2027 akademik yılı için erken kayıt ve ödeme yapanların ise ödedikleri parayı geri alabileceği açıklandı.
Mezuniyete kısa bir süre kala okullarının kapatılmasıyla büyük şok yaşayan öğrenciler, duruma sert tepki gösterdi. Bir öğrenci, “5 senedir ücretini ödediğim psikoloji bölümünden 2 hafta sonra mezun olacaktım. Okulum kapatıldı. Kimseye ulaşamıyoruz. 10 gün okuyacağım üniversiteyi nereden bulayım?” diyerek mağduriyetini dile getirdi. Öğrenciler, YÖK'ün açıklamalarının yetersiz olduğunu ve hayatlarının karartıldığını belirterek, “MSGSÜ’de mühendislik, hukuk yok. Biz ne olacağız?” sorusunu yöneltti.
Vakıf üniversiteleri kurulurken bir devlet üniversitesi yasal garantör olarak belirleniyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin garantör üniversitesi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olarak atanmıştı. Ancak MSGSÜ'de sanat ağırlıklı eğitim verilirken, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde hukuk, mimarlık, mühendislik gibi farklı fakültelerde 150 ayrı bölümde 24 bin öğrenci eğitim görüyordu. Bu durum, garantör üniversitenin yetersiz kalmasına neden oluyor.
Kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin öğrencileri, mevcut kampüslerde eğitimlerine devam edebilecek. Başka üniversitelere yatay geçiş yapmamaları durumunda, Haliç, Kuştepe ve Dolapdere kampüslerinde eğitimlerini sürdürecekleri öğrenildi.