Boğaziçi Üniversitesi'nde, özel güvenlik görevlilerine yönelik yeni bir eğitim ihalesi yapıldığı ortaya çıktı. İhale, üniversitedeki öğrenci protestolarına yönelik güvenlik müdahaleleri konusundaki tartışmalar sürerken gündeme geldi.
Üniversite yönetimi tarafından açılan ve “Koruma ve güvenlik görevlisi personelinin mesleki müdahale teknik ve taktikleri eğitimi” başlığını taşıyan hizmet alımı kapsamında 80 personele eğitim verilmesi planlanıyor. İhalenin bedeli 2 milyon 389 bin 800 TL olarak kayıtlara geçti.
Rekabetçi Olmayan İhale Süreci Eleştirildi
Kamu İhale Kanunu'nun 21/f maddesi gereğince pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihaleye yalnızca tek bir firmanın katıldığı öğrenildi. Bu durum, verilen teklifin hem en düşük hem de en yüksek teklif olarak kabul edilmesine yol açtı. 80 personelin eğitimi için kişi başına yaklaşık 29 bin 872 TL maliyet hesaplandı. Bu rakamın, kamu kaynaklarının kullanımında etkinlik ve ölçülülük ilkeleri açısından tartışma yarattığı belirtildi.
Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi Örgütlenme Sekreteri Şenol Solum, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ihalenin mali boyutu ve sürecin niteliği açısından ciddi soru işaretleri taşıdığını ifade etti. Solum, ihaleye tek firmanın katılmasının rekabetin oluşmadığını ve fiyatın piyasa koşullarında belirlenmediğini gösterdiğini vurguladı.
Solum ayrıca, ihalenin 21/f maddesi kapsamında yapılmasının da eleştirilmesi gerektiğini belirtti. Bu yöntemin ani ve öngörülemeyen acil ihtiyaçlar için kullanılabileceğini, ancak söz konusu eğitimin planlanabilir bir hizmet olduğunu söyledi. Bu nedenle bu yöntemin tercih edilme nedeninin kamuoyuna açıklanması gerektiğini ekledi.
Aynı Firmanın Tekrar İhaleyi Alması Sorusu
İhaleyi kazanan firmanın geçen yıl da benzer bir eğitim hizmeti verdiğini hatırlatan Solum, bu durumun rekabetin neden oluşmadığı ve alternatif firmaların neden sürece dahil edilmediği sorularını gündeme getirdiğini dile getirdi. Solum, üniversitede idari ve teknik personelin daha acil sorunları olduğunu, iş yükünün arttığını, sağlık sorunlarının göz ardı edildiğini ve kampüs alanlarının şantiye görünümünde olduğunu belirtti. Ayrıca, güvenlik ve destek personelinin kullandığı bazı ekipmanların iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uymadığını kaydetti.