Türkiye gıda sektörü, son dönemde yaşanan çeşitli ekonomik ve küresel gelişmelerin etkisiyle ciddi bir üretim daralmasıyla karşı karşıya kaldı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Haziran 2026 PMI verileri, gıda ürünleri sektöründe Temmuz 2025'ten bu yana görülen en sert düşüşün yaşandığını ortaya koydu. Sektördeki PMI endeksinin son dört aydır küçülme bölgesinde seyrettiği kaydedildi.
Girdi Maliyetleri ve Enflasyon Etkisi
Sektördeki daralmanın temel nedenleri arasında girdi maliyetlerindeki keskin artış ve tedarik zincirindeki aksamalar gösteriliyor. Firmaların satın alma faaliyetlerini azalttığı belirtilirken, satış fiyatlarındaki yükselişin devam ettiği gözlemlendi. Haziran 2026 verilerine göre, yurt içi üretici fiyatları endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık bazda yüzde 33,07 artış göstererek manşet enflasyonun üzerinde gerçekleşti. Benzer şekilde gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonu da yüzde 35,45 ile manşet TÜFE rakamlarını geride bıraktı.
Rekabet Gücü ve Dış Ticaret Dengesi
TÜSİAD verileri, gıda imalatı sektöründe yurt içi maliyetlerin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı arttığını işaret ediyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içi maliyetler yüzde 5,5 artarken, rakip ülkelerde bu oran yüzde 1,1 seviyesinde kaldı. Bu durumun dış ticaret dengesine de yansıdığı görüldü. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) raporuna göre, sektörün Mayıs 2026'daki 5 aylık dış fazlası 300 milyon dolara gerileyerek geçen yılın aynı dönemindeki 1,29 milyar dolarlık seviyenin oldukça altında kaldı.
Sektör Temsilcilerinden Değerlendirmeler
Türkiye Gıda Sanayi Meclisi Başkanı Necdet Buzbaş, gıdadaki yavaşlamanın temelinde İran merkezli savaşın ve buna bağlı olarak yükselen girdi fiyatlarının bulunduğunu ifade etti. Özellikle gübre, plastik hammaddesi ve lojistik maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Buzbaş, ithal girdilere olan bağımlılığın azaltılması için yerlileşme adımlarının önemini vurguladı.
İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Kazım Taycı ise navlun, emek ve hammadde maliyetlerinin baskı yarattığını belirtti. TGDF Başkanı Demir Şarman da sıkı para politikası ve yüksek finansman maliyetlerinin iç talebi yavaşlattığını, bunun da üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi.