Japonya'da imparatorluk ailesinin üye sayısının azalmasıyla birlikte taht krizi derinleşiyor. Hükümet tarafından geliştirilen çözüm önerileri, kadınların imparatorluk makamına geçme ihtimalini tamamen dışarıda bırakıyor. Halkın büyük bir kısmının kadın bir hükümdara olumlu yaklaştığı gözlemlenirken, hükümetin gelenekleri koruma odaklı adımları yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Dünyanın en eski monarşilerinden birine sahip olan Japon imparatorluk ailesi, erkek varis bulma konusunda ciddi sorunlar yaşıyor. Mevcut yasalara göre Krizantem Tahtı için yalnızca üç erkek varis bulunuyor ve bu adayların ikisi 60 yaşın üzerinde yer alıyor. Hanedanın geleceğini tehdit eden bu durum karşısında hükümet yetkilileri, geçmişte aileden ayrılan kolların yeniden dahil edilmesiyle erkek varis sayısının artırılmasını planlıyor. Ancak bu yaklaşım, geniş kesimler tarafından kalıcı bir çözüm olarak görülmüyor.
Kadınların tahta çıkışının engellenmesine dair tarihsel ve hukuki süreçler de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Chuo Üniversitesinden Profesör Makoto Okawa, Japonya tarihinde geçmişte sekiz kadın imparatorun hüküm sürdüğünü ifade etti. Okawa'ya göre mevcut yasak, köklü bir gelenekten ziyade 1889 yılında yürürlüğe giren İmparatorluk Hanedanı Kanunu ile getirilen modern bir düzenlemedir. Ülkenin güncel anayasasında kadınları dışlayan bir madde bulunmadığı belirtiliyor.
Kamuoyu araştırmaları, Japon toplumunun kadın bir imparator fikrine sıcak baktığını ortaya koyuyor. Buna rağmen Başbakan Sanae Takaichi ve iktidardaki Liberal Demokrat Parti, erkek egemen veraset sistemini koruma konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Mevcut sistemde İmparator Naruhito'nun kızı Prenses Aiko, kadın olması sebebiyle tahtın varisi olamıyor. En güçlü aday olarak görülen 19 yaşındaki Prens Hisahito ise sistemin tek erkek varisine olan bağımlılığını simgeliyor.