Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) ABD egemenliği için bir tehdit oluşturduğu yönündeki ABD yönetimi iddialarına yanıt verdi. Salı günü yapılan açıklamada, AB sözcüsü Anouar El Anouni, UCM'yi desteklediklerini ve mahkeme yetkililerine, personeline veya işbirliği yapanlara yönelik tehditlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.
El Anouni, UCM'nin soykırım ve savaş suçları gibi en ağır suçların faillerini takip etmedeki rolüne dikkat çekti. Sözcü, UCM'nin egemen devletleri hedef almadığını ve egemenlikleri için bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Mahkemenin, uluslararası toplumun en ciddi suçlarından endişe duyan bireylere yönelik yargı yetkisini kullandığını ifade etti.
ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni hedef alan adımlar atmaya devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, mahkemeye karşı bir kampanya başlatılacağını ve bu kapsamda diğer ülkelere UCM'den çekilmeleri için baskı yapılması ve ABD yardımına bağımlı olup UCM'den çekilmeyi reddeden ülkelere yönelik daha fazla inceleme yapılması gibi çeşitli eylemlerin gerçekleştirileceğini duyurdu. Bu durum, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından UCM'nin 2022'de başlattığı savaş suçları soruşturmasıyla ilgili olarak Ukrayna gibi ülkeleri etkileyebilir.
Hukuk uzmanları, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun mahkemenin yetkilerine ilişkin açıklamalarını, mahkemenin yetkilerinin yanlış bir şekilde karakterize edilmesi olarak değerlendirdi. UCM'nin yalnızca Roma Statüsü'ne taraf olan devletlerde işlenen suçları soruşturabildiği belirtildi. ABD, Roma Statüsü'ne taraf değildir. Ayrıca, ABD ile yaklaşık 100 ülke arasında Amerikalıların UCM'ye teslim edilmemesine ilişkin anlaşmalar bulunmaktadır.
Eski bir üst düzey ABD yaptırım yetkilisi, Trump yönetiminin UCM'nin kendi eylemlerini soruşturma olasılığını sınırlamak istediğini öne sürdü. Bu durumun, UCM'nin Venezuela veya başka yerlerdeki eylemleriyle ilgili olarak UCM'nin değerlendirebileceği herhangi bir eyleme karşı önleyici bir kampanya olduğu izlenimini verdiği belirtildi.