Sağlık hizmetlerinde kaynakların kullanımına ilişkin tartışmalar sürüyor. Deprem bölgesindeki sağlık altyapısının yetersizliği ve şehir hastanelerine ayrılan bütçeler arasındaki farklar gündeme getirildi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Kanatlı, deprem bölgesindeki 109 sağlık tesisi için yaklaşık 40 milyar TL harcandığını, buna karşılık Aydın Şehir Hastanesi'nin maliyetinin 60 milyar lirayı bulduğunu belirtti.
Dr. Kanatlı, şehir hastanelerine ayrılan bütçenin hızla arttığını vurguladı. 2025 yılında 18 şehir hastanesi için 111 milyar lira ödeme yapıldığını ve önümüzdeki üç yıl içinde bu rakamın 444 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Deprem bölgesine yapılan toplam harcamanın bu rakamların altında kaldığını belirten Kanatlı, bu durumun sağlık bütçesinin yurttaş odaklı değil, rant odaklı kullanıldığı şeklinde yorumlandı.
Hatay'ın Defne ilçesinde inşa edilen ve depremde ağır hasar alarak can kayıplarına neden olan hastaneyi örnek gösteren Dr. Kanatlı, zemin uyarılarının dikkate alınmadığını söyledi. Bu durumun sadece can kaybı değil, aynı zamanda büyük bir kamu kaynağının israfı olduğunu dile getirdi.
Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerinin geçici alanlarda sürdüğünü belirten Kanatlı, aile sağlığı merkezlerinin büyük ölçüde geçici yerlerde hizmet verdiğini ve hekimlerin zor koşullarda çalıştığını aktardı. Yazın sıcakta, kışın çamurda hizmet verildiğini ve üç buçuk yıldır kalıcı bir çözüm üretilemediğini ifade etti. TOKİ konutlarında yaşayan yüz binlerce yurttaşın sağlık hizmetine erişimde sorun yaşadığını, birçok yerde aile sağlığı merkezi bulunmadığını ve yaşlıların sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çektiğini sözlerine ekledi. Kanatlı, sağlık bütçesinin acil ihtiyaçlar yerine farklı alanlara aktarıldığını belirterek Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulundu.