🇺🇸 USD 45,40₺ ▲0.01%
🇪🇺 EUR 53,31₺
🥇 ALTIN 6.860₺ ▲0.45%
BTC 3,69M₺ ▼0.08%
13 Mayıs 2026, Çarşamba |
Dünya

BAE'den İran'a Gizli Saldırı İddiası: Mirage Jetleri ve İHA'lar Sahada mı?

13 Mayıs 2026, 06:45 Editör
Paylaş:
BAE'den İran'a Gizli Saldırı İddiası: Mirage Jetleri ve İHA'lar Sahada mı?

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) İran'a yönelik hava saldırıları düzenlediği iddia edildi. WSJ'ye göre BAE, Mirage jetleri ve İHA'larla operasyonlara katıldı. Lavan Adası'ndaki petrol rafinerisine yapılan saldırı öne çıkarken, ABD'nin bu operasyonlardan rahatsız olmadığı belirtildi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), Orta Doğu'daki krize yönelik olarak İran topraklarına hava saldırıları düzenlediği iddia edildi. Wall Street Journal'da (WSJ) yer alan habere göre, Abu Dabi yönetimi, İran'a yönelik operasyonlara katılarak çatışma aktörü konumuna yükseldi.

İddialar, bölgesel dengeleri, Körfez ülkeleri arasındaki siyasi ilişkileri ve İran'ın caydırıcılık stratejisini etkileyebilecek nitelikte görülüyor. Analistler, BAE'nin savaşa doğrudan dahil olmasının, Körfez ülkelerinin savunmada kalmak istemediğini ve İran'ın artan saldırı kapasitesine karşı daha sert bir güvenlik yaklaşımı benimsediğini gösterdiğini belirtiyor.

BAE'nin savaşa doğrudan dahil olduğuna dair iddialar ilk olarak mart ayı ortalarında gündeme geldi. O dönemde İran hava sahasında İsrail veya ABD'ye ait olmadığı düşünülen savaş uçaklarının görüldüğü bildirilmişti. Araştırmacılar, sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerde Fransız yapımı Mirage savaş uçakları ile Çin üretimi Wing Loong insansız hava araçlarının yer aldığını öne sürdü. Her iki sistemin de BAE envanterinde bulunması dikkat çekti.

WSJ'nin haberine göre, BAE'nin dikkat çekici operasyonlarından biri, İran'ın Basra Körfezi'ndeki Lavan Adası'nda bulunan petrol rafinerisine yönelik saldırı oldu. Nisan ayı başlarında gerçekleştirildiği belirtilen operasyonun ardından rafineride büyük çaplı yangın çıktığı ve tesisin önemli bölümünün ağır hasar aldığı öne sürüldü. İran yönetimi o dönemde yaptığı açıklamalarda tesisin ‘düşman saldırısı’ sonucu vurulduğunu duyurmuş ancak saldırıyı gerçekleştiren ülkenin adını vermemişti. Tahran daha sonra buna misilleme olarak BAE ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.

Washington yönetiminin, BAE'nin operasyonlarından rahatsızlık duymadığı belirtildi. Ateşkes sürecinin henüz tam anlamıyla yürürlüğe girmemiş olmasının bu durumun temel nedeni olduğu ifade edildi. ABD yönetiminin, İran'a karşı daha aktif rol almak isteyen diğer Körfez ülkelerinin de savaşa katılımını sessizce desteklediği ileri sürüldü.

BAE Dışişleri Bakanlığı saldırılara ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçınırken, daha önceki resmi açıklamalarda ülkenin “düşmanca eylemlere askeri yollar dahil olmak üzere karşılık verme hakkına sahip olduğu” vurgulanmıştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise Başkan Trump'ın “tüm seçeneklere sahip olduğu” ve ABD'nin İran rejimi üzerinde “maksimum baskıyı sürdürdüğü” ifade edildi.

Orta Doğu üzerine çalışmaları olan Dina Esfandiary, “İran’a doğrudan saldırı düzenleyen bir Körfez Arap ülkesinin savaşın aktif tarafı haline gelmesi son derece önemli bir gelişme” ifadelerini kullandı. Esfandiary'ye göre Tahran yönetimi, BAE ile diğer Körfez ülkeleri arasındaki ayrılıkları derinleştirmeye çalışacak. Özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Umman gibi daha temkinli pozisyon alan ülkelerin arabuluculuk rolünün zayıflatılması hedeflenebilir.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, “İddia doğrulanırsa Körfez monarşilerinin İran politikasında önemli bir eşik aşılmış sayılır” dedi. Toğa, savaş boyunca Emirlik topraklarına düşen mühimmatlar ve hava yolu trafiği ile gayrimenkul piyasası üzerindeki baskıların Abu Dabi'yi bu noktaya getirdiğini belirtti.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!