Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir yürüyüş düzenledi. Ankara'daki Gençlik Parkı'ndan başlayan yürüyüş, Kurtuluş Savaşı'nın yönetildiği Birinci Meclis'e kadar devam etti. Etkinlikte, "Sömürüye karşı, Cumhuriyet için ayağa!" sloganı öne çıktı.
Yürüyüşe, THTM'nin yerel temsilcilikleri ve çeşitli meslek inisiyatiflerinin yanı sıra Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'na bağlı Büro-İş Genel Başkanı A.H., Eğitim-İş 3 Nolu Şube Başkanı M.B., Eğitim-Der Başkent Şube Yönetim Kurulu Üyesi B.A. ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Keçiören Şubesi üyeleri destek verdi. Etkinlik sırasında gericiliğe, saltanata ve zorbalığa karşı sloganlar atıldı. "Laik bir ülke kuracağız", "Aydınlık bir ülke kuracağız" ve "Geldikleri gibi gidecekler" yazılı dövizler taşındı.
Birinci Meclis önünde kurulan kürsüde konuşan THTM Genel Yürütme Kurulu Üyesi B.K.Ö., Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak, "O koyu Orta Çağ gölgesini üzerimizden kovduk. Çocuklarımızı karanlık ilmihal tahakkümünden kurtardık. Tekke ve zaviyeleri kapattık, tarikatları dağıttık. Mürit-mürşit olmayacak, hepimiz yurttaş olacağız" ifadelerini kullandı. Önoğlu, çocukların tarikat yurtlarında zarar görmesi ve ülkenin holdingleşmesi gibi konulara değinerek, mücadelenin önemini vurguladı. 23 Nisan'ın bir bayram gününden çok mücadele günü haline geldiğini belirtti ve "Yeniden Cumhuriyet olacak, holdinglere ve tarikatlara karşı mücadele edeceğiz" dedi. Mücadelenin bir sonraki aşamasının 1 Mayıs'ta Ankara'da Anıtpark'ta olacağını duyurdu.
Büro-İş Genel Başkanı A.H. ise yaptığı konuşmada, 106 yıl önce ülkenin üzerinde kara bulutlar dolandığını ancak Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlığın kazanıldığını hatırlattı. Vatan, Cumhuriyet ve emek vurgusu yapan Hamzaçebi, günümüzde ülkenin emperyalistler tarafından talan edildiğini, derelerin, ormanların ve emeğin sömürüldüğünü söyledi. Ülkede bir köle düzeni oluştuğunu belirten Hamzaçebi, emeklinin geçinemediğini, çalışanların emekli olamadığını ve gençlerin iş bulamadığını dile getirdi. Cumhuriyet, laiklik ve özgür bir ülke olmadan emeğin de olmayacağını vurgulayarak, karanlığın hep birlikte defedileceğini ifade etti.