Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar'ın güneyinde gözlenen deprem sessizliğinin, fayın hareket etmeden gerilim biriktirdiği 'kilitli fay' davranışı ile ilişkilendirildiğini belirtti. Bu durum, Marmara'daki deprem araştırmalarında önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Ancak Bektaş, bölgenin tamamını aynı şekilde değerlendirmenin doğru olmayabileceğini vurguladı. Tarancıoğlu ve çalışma arkadaşlarının 2020 tarihli araştırmasına atıfta bulunan Bektaş, Çınarcık-Adalar fay zonunda hem 'sürünme' gösteren hem de kilitli davranan kesimlerin bulunduğunu ifade etti.
Bektaş, Çınarcık-Adalar bölgesinin, yalnızca tamamen kilitli tek bir fay parçası olarak değil, farklı direnç gösteren çukur ve sırtlardan oluşan heterojen ve parçalı bir sistem olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu görüşünü, 1963'te Adalar çevresinde meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremle de örneklendirdi.
Bektaş'ın değerlendirmesi, Adalar Fayı'ndaki deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bunun yerine, fayın tüm kesimlerinin aynı ölçüde kilitli olup olmadığına dair bilimsel tartışmaya dikkat çekiyor. İşaret edilen alan, Marmara Denizi'nde Adalar'ın güneyi ile Çınarcık havzası çevresindeki deniz içi bölgeyi kapsıyor. İstanbul'un Anadolu Yakası'nda Adalar, Kartal, Maltepe ve Pendik kıyılarının açıkları ile daha güneyde Yalova-Çınarcık açıkları bu coğrafyanın çevresinde yer alıyor.