Fransa'da 21 Eylül'de Créteil'deki Saint-Exupéry Lisesi'nde öğretmen eksikliğine tepkiyle başlayan protestolar, ülke geneline yayıldı. 1 Ekim itibarıyla 1.027 lisede eylemler düzenlenirken, 222 lise tamamen bloke edildi. Bu durum, ülkedeki liselerin dörtte birinden fazlasının protestolardan etkilendiği anlamına geliyor.
Başlangıçta öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, yoğun ders programları, okulların bakımsızlığı ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup'un yarattığı baskı gibi konulara odaklanan hareket, kısa sürede daha geniş bir boyut kazandı. Nantes'taki Nelson-Mandela Lisesi'nin giriş bölümü yandı, Paris, Strasbourg ve diğer kentlerde araçlar ile çöp konteynerleri ateşe verildi. Marsilya ve Toulouse'da polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. İçişleri Bakanlığı, 1 Ekim akşamı yaptığı açıklamada, durumun öğrenci taleplerinin ötesine geçen 'kentsel şiddet' olduğunu belirterek çevik kuvvet ve jandarma birliklerini görevlendirdi.
Hareketin yayılma hızı dikkat çekici. Le Monde'un aktardığı resmi verilere göre, pazartesi günü 180 olan etkilenen lise sayısı, üç gün sonra 1.020'yi aştı. Uzmanlar, sosyal medyada yayılan polis müdahalesi görüntülerinin yeni protestoları tetiklediğini belirtiyor. Eğitim Bakanlığı verilerine göre, 2024-2025 eğitim yılında öğretmen atamalarındaki yetersizlik nedeniyle 15,4 milyon ders saati boş geçti. Öğretmen sendikası SNES-FSU'nun araştırmasına göre ise ortaokul ve liselerin yüzde 53'ünde en az bir öğretmen eksikliği bulunuyor. Liselerde ortalama sınıf mevcudu 2010'da 27 iken 2025'te 30-35 öğrenciye yükseldi. Parcoursup sistemi de öfkenin önemli bir kaynağı; 2026'daki ana yerleştirme süreci sonunda yaklaşık 130 bin öğrenci herhangi bir programa yerleşemedi.
Eylemlerin önemli bir kesimini, kentlerin yoksul mahallelerinden gelen öğrenciler oluşturuyor. Fransa basınına göre, özellikle Paris'in işçi sınıfı banliyölerinde, öğrenciler taleplerini daha geniş bir eşitsizlik duygusuyla birleştiriyor. Aubervilliers'de bazı öğrenciler, Paris merkezindeki liselerle aynı sınava girdikleri halde farklı eğitim koşullarına sahip olduklarını dile getiriyor. Gözlemciler, hareketin kısa sürede öğretmen eksikliğine karşı yerel bir okul protestosundan, eğitimde fırsat eşitsizliği ve gençlerin gelecek kaygısını hedef alan daha geniş bir öğrenci hareketine dönüştüğünü ifade ediyor.
Fransız hükümeti, hareketin başlangıcında radikal solun rolü olduğunu savunuyor. Reuters'a konuşan Başbakan Sébastien Lecornu'ya yakın bir kaynak, istihbarat servislerinin protestoların Jean-Luc Mélenchon'un kurduğu La France Insoumise (LFI) hareketi tarafından başlatıldığı değerlendirmesini hükümete sunduğunu belirtti. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de bazı kişilerin liseden liseye giderek öğrencileri şiddete teşvik ettiğini söyledi. LFI ise suçlamaları reddediyor ve partisinin şiddet içermeyen gösterileri savunduğunu belirtiyor. Le Monde, 1 Ekim'deki protestoları, eğitim koşulları nedeniyle sokağa çıkan lise öğrencilerinin yanı sıra başka okullardan gelen gençler ve doğrudan çatışma arayan grupları da içeren heterojen bir hareket olarak tanımlıyor.
Protestolardaki şiddet olayları 1 Ekim'de tırmandı. O gün 1.027 lisede eylem görüldü, 222 okul tamamen bloke edildi. 1.949 kişi gözaltına alındı, 305 polis ve jandarma yaralandı. Eğitim Bakanlığı, hareketin başlangıcından bu yana 65 eğitim çalışanı ile 170 öğrencinin yaralandığını açıkladı. Île-de-France yönetimine göre, yalnızca bölgedeki okullarda oluşan hasarın maliyeti 1 milyon avroyu aştı. Nantes'taki Nelson-Mandela ve Paris'teki Marcel-Deprez Liseleri kısmen ateşe verildi. Marsilya'daki Victor-Hugo Lisesi'nde çöp konteynerini yakmaya çalışan bir öğrencinin kullandığı benzin iki öğretmenin üzerine sıçradı. Saint-Exupéry Lisesi önünde ise itfaiye aracı yakıldı. Okul yöneticileri ve sendikacılar, öğrenci taleplerini desteklediklerini ancak protestolara çatışma ve tahribat amacıyla gelen grupların karıştığını belirtiyor. Adalet Bakanı Gérald Darmanin, RTL'ye yaptığı açıklamada şiddete karışan 'aktif ve şiddet yanlısı bir azınlığın' bulunduğunu ve bunların lise öğrencisi olup olmadıklarından emin olunmadığını ifade etti.