Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm verilerine göre, ülkelerin kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) performansları incelendi. Satın alma gücü paritesine (SGP) göre yapılan karşılaştırmalar, özellikle küçük Avrupa ekonomilerinin ve petrol zengini ülkelerin küresel sıralamada öne çıktığını ortaya koydu. 2026 yılı tahminlerine göre Lihtenştayn, kişi başına 195 bin 372 dolarlık GSYH ile dünyanın en zengin ülkesi olarak belirlendi.
Lihtenştayn'ı sırasıyla 173 bin 708 dolarla Singapur ve 159 bin 129 dolarla İrlanda takip etti. Lüksemburg 156 bin 719 dolarla dördüncü, Makao ise 140 bin 423 dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk beşteki ülkelerin çoğunlukla küçük nüfuslu olmaları ve uluslararası ticaret, finans veya yüksek katma değerli sektörlerde uzmanlaşmaları dikkat çekiyor.
Son 20 yılda önemli bir yükseliş gösteren Singapur, 2006'da dokuzuncu sıradayken 2026 tahminlerinde ikinci sıraya yükseldi. Ülkede kişi başına GSYH, 2006'daki 59 bin 942 dolardan 2026'da 173 bin 708 dolara çıktı. Bu yükselişte yarı iletkenler, ilaç sanayisi, uluslararası ticaret ve finans gibi sektörlerin payı büyük oldu.
Petrol üretimi sayesinde dikkat çeken bir diğer ülke ise Guyana oldu. 2019'da petrol üretimine başlayan ülke, 2026 tahminlerine göre kişi başına 95 bin 477 dolarlık GSYH ile ABD'yi (94 bin 430 dolar) geride bırakarak 11'inci sırada yer aldı. ABD ise bu sıralamada 12'nci oldu.
Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin sıralamada gerilemesine karşılık, Norveç 2006'daki 11'inci sıradan 2026'da altıncı sıraya yükseldi. İsviçre ise 105 bin 680 dolarla sekizinci sırada kendine yer buldu.
IMF'nin 2026 yılı verilerine göre yapılan sıralamada Türkiye, kişi başına düşen GSYH bakımından dünyanın en zengin ilk 20 ekonomisi arasında yer almadı. Listede Avrupa'nın küçük ve gelişmiş ekonomilerinin yanı sıra Asya ve Orta Doğu'dan da bazı ülkeler bulunuyor. Kullanılan kişi başına GSYH göstergesi, ülkelerin toplam ekonomik üretiminin nüfuslarına bölünmesiyle hesaplanıyor ve satın alma gücü paritesiyle ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını dikkate alıyor. Bu gösterge, kişilerin yıllık gelirini veya ortalama hane halkı gelirini doğrudan yansıtmıyor.