Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği'nin (AB) "Sanayi Hızlandırma Yasası" girişimine Türkiye'nin saygı duyduğunu ancak çözümün güvenilir ortakları veya Gümrük Birliği'ni dışlamak olmaması gerektiğini belirtti. Brüksel'de düzenlenen Türkiye-AB İş Zirvesi'nde konuşan Bolat, üçüncü ülkelerden yapılan yüksek miktardaki ithalat konusunda Türkiye'nin de ciddi kaygılar taşıdığını ve AB ile yakın işbirliği içinde olduklarını ifade etti.
AB Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ile Brüksel'de bir araya gelen Bolat, Türkiye ile AB arasında güçlü bağlar bulunduğunu vurguladı. 1996'dan bu yana uygulanan Gümrük Birliği'nin başarılı olduğunu hatırlatan Bolat, bu süreçte kısıtlamaların kaldırıldığını, Türkiye'nin ortak dış gümrük tarifesi rejimini benimsediğini ve Türk mevzuatının AB ile uyumlaştırıldığını kaydetti. Gümrük Birliği sayesinde iki taraf arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 21 milyar dolardan 233 milyar dolara yükseldiğini belirten Bolat, bunun sanayi ürünleri ihracatı ve bütünleşmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
Türkiye'ye yapılan doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık %63'ünün AB şirketlerinden geldiğini ifade eden Bolat, Türkiye-AB ticaretinin yaklaşık %26'sının otomotiv sektöründe gerçekleştiğini ve 62 milyar dolarlık otomotiv ticareti yapıldığını dile getirdi. Türkiye'deki otomotiv sanayisinin %75'inin Avrupa şirketleri tarafından oluşturulduğunu belirten Bolat, bu şirketlerin Türk ortakları ve Türkiye'den temin ettikleri parçalarla güçlü bir karşılıklı bağımlılık oluşturduğunu vurguladı. Türkiye'nin yıllık 1,3 milyon araç pazarının %75'inin, yani 980 bin aracın ithalatla karşılandığına dikkat çekti.
Bakan Bolat, AB içinde tartışılan "Sanayi Hızlandırma Yasası" ve "AB'de Üretim" tartışmalarına değinerek, sağduyunun hakim olması gerektiğini belirtti. Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin ticaretin geleceğine yön vermesi gerektiğini söyleyen Bolat, Türkiye'nin "Avrupa ile Üretim" projesinde eşdeğer bir ortak olarak kabul edilmesinin hem AB hem de Türk ekonomisi ve sanayisi için yararlı olacağını savundu. Bu kritik yolda herhangi bir kazaya uğramadan ilerlemenin iki taraf için de kazançlı olacağını sözlerine ekledi.