Ankara'da görülen A.B.K. (ABK) suç örgütüne yönelik davada, cezaların istinafta bozulması ve dosyaların birleştirilmesiyle birlikte 76 sanıklı yargılamaya yeni bir mahkeme heyetiyle devam ediliyor.
Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumları'nda Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar A.B.K. ve "M7" kod adlı gizli tanık S.S. hazır bulundu. Soruşturmada görev alan eski Emniyet Müdür Yardımcısı M.Ç., eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü K.G.Ö., eski Şube Müdür Yardımcısı Ş.D. ile polis memurları M.İ., G.K. ve U.G. gibi tutuksuz sanıklar ise önceki duruşmalarda alınan karar gereği salonda yer almadı.
Mahkeme başkanlığı görevine Hâkim Çağrı Canca'nın atanmasının ardından duruşma yeni heyetle başladı. Duruşmada ilk olarak "M7" kod adlı gizli tanık S.S. savunmasını yaptı. Sertçelik, adına sahte telefon dosyası ve ihbarlar oluşturulduğunu iddia ederek, Türkiye'ye kendi rızasıyla geldiğini belirtti. Savcıların kendisini tehdit ettiğini ve "Bu telefonu kabul et, tutuklamayacağız" gibi tekliflerde bulunduğunu öne süren Sertçelik, olayın tamamen bir kumpas olduğunu savundu. Sahte telefonda M.Ö. isimli bir şahsa ait parmak izi çıktığını ve PDF'lerde de aynı kişinin kullanıcı olduğunun anlaşıldığını sözlerine ekledi.
Ardından savunmasını yapan A.B.K., yargılanan polis memurlarının soruşturma sürecinde medyayı yönlendirdiğini iddia etti. Kaplan, özellikle 15 Temmuz Darbe Girişimi sürecinde muhalif medyaya haber yaptırıldığını ve C.G.'e haber gönderildiğini belirten mesaj kayıtlarının bulunduğunu öne sürdü. Kaplan, dosyanın en başından beri bir ön yargıyla başladığını ve aleyhine ifade verenlerin alındığını, lehine ifade verenlerin ise dikkate alınmadığını savundu. Örgüt iddiasına delil bulunamadığını ve 7 yıl boyunca kurulan örgütün amacının ne olduğunun anlaşılamadığını ifade eden Kaplan, barları almak veya taksicilere çökme gibi iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Örgüte delil olarak gösterilen telsizin ise vale çalışanları tarafından da kullanıldığını söyledi.
Kaplan, davanın eski mahkeme başkanı Mehmet Güven hakkında da konuştu. Kaplan, B.K.'nın aleyhine ifade verdiği için serbest bırakıldığını ve yurt dışına kaçtığını belirterek, Güven'in gerçeğin ortaya çıkmasını istemediğini iddia etti. Güven'in SEGBİS kaydını kapattıktan sonra usulsüzlükler yaptığını da öne süren Kaplan, üzerlerinden ve S.S. üzerinden bir kumpas kurulmak istendiğini savundu.
Sanık avukatlarının savunmalarının ardından diğer sanıklar da beraat talebinde bulundu. Gizli tanık Sertçelik'in avukatı Alperen Ekici, müvekkilinin kolluk tarafından sistematik bir algı oluşturularak baskı altına alındığını ve rızası dışında ifade verdiğini savundu. Kaplan'ın avukatı Umut Köroğlu ise davanın diğer gizli tanığı "Ü5"in ifadesinin alınması gerektiğini belirtti.